ERCP nedir?

ERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjiyopankreatografi), safra yolları ve pankreas kanalındaki sorunları teşhis etmek ve tedavi etmek için kullanılan bir endoskopik işlemdir. Bu işlemde, bir endoskop (ucunda kamera ve ışık kaynağı olan ince, esnek bir tüp) ağızdan girilerek yemek borusu, mide ve oniki parmak bağırsağı yoluyla safra ve pankreas kanallarının birleştiği yere ulaşır.

ERCP sırasında, doktor endoskop aracılığıyla safra ve pankreas kanallarına özel bir boya enjekte eder ve röntgen ışınları kullanarak bu kanalları görüntüleyebilir. Bu sayede taşlar, tümörler veya daralmalar gibi sorunlar tespit edilebilir.

ERCP sadece teşhis amaçlı değil, aynı zamanda tedavi amaçlı da kullanılabilir. Örneğin, safra yollarındaki taşlar özel aletlerle çıkarılabilir, tıkanıklıklar açılabilir veya stentler yerleştirilebilir.

ERCP'nin Kullanım Alanları

  • Safra taşı
  • Safra yolu tıkanıklığı
  • Pankreas iltihabı (pankreatit)
  • Pankreas kanseri
  • Safra yolu kanseri

ERCP'nin Riskleri

  • Kanama
  • Enfeksiyon
  • Pankreatit
  • Bağırsak delinmesi
  • Anesteziye bağlı komplikasyonlar

ERCP'ye Hazırlık

  • İşlemden önce 6-8 saat aç kalmanız gerekir.
  • Kullandığınız ilaçlar hakkında doktorunuzu bilgilendirmelisiniz.
  • Kan sulandırıcı ilaçlar (aspirin gibi) işlemden önce bir süre kesilebilir.
  • İşlem sırasında sedasyon (hafif uyku hali) uygulanacağından, işlem sonrasında sizi eve götürecek bir yakınınızın olması gerekir.

ERCP Sonrası

  • İşlemden sonra bir süre hastanede gözetim altında tutulabilirsiniz.
  • Boğaz ağrısı, şişkinlik veya hafif mide bulantısı gibi yan etkiler olabilir.
  • İşlemden sonra 1-2 gün ağır fiziksel aktiviteden kaçınmalısınız.

ERCP, safra yolları ve pankreas kanalındaki sorunların teşhis ve tedavisinde önemli bir rol oynar. Ancak her tıbbi işlemde olduğu gibi, ERCP'nin de bazı riskleri vardır. Bu nedenle, bu işlemi yaptırmadan önce doktorunuzla ayrıntılı olarak konuşmalı ve riskleri ve faydaları hakkında bilgi almalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir


Safra kesesi nedir? Ne işe yarar?

Safra kesesi, safranın depolandığı bir kesedir. Safra kesesi, vücutta karnın sağ üst tarafında, karaciğerin alt yüzüne yapışık olarak bulunur. Safra kesesi 7-10 cm uzunluğunda ve armut şeklinde bir organdır. Küçük bir kanalla ana safra kanalına bağlantılıdır.Safra ise karaciğerde üretilen ve ince bağırsağa dökülen bir salgıdır. Karaciğerde günlük safra üretimi yetişkin bir kişide yarım ila bir litre arasındadır. Safra kesesi yemeklerden sonra kasılarak, depoladığı safrayı, ana safra kanalı aracılığıyla onikiparmak bağırsağına akıtır. Safranın iki ana görevi bulunmaktadır. Bunlar karaciğerde parçalanan artık maddelerin vücuttan atılmasını sağlamak ve yağda eriyen vitaminlerin bağırsaktan emilimini sağlamaktır. Safra kesesi taşı, iltihabı gibi hastalıklar sık görülür.

Safra kesesi iltihabı ateş yapar mı?

Safra kesesi iltihabı ateş yükselmesine neden olabilir. Safra kesesi iltihabına kolesistit denir. Kolesistit durumunda ateş yükselmesi görülebilmektedir. Safra kesesi iltihabında genellikle ateş yükselmesi ile birlikte bulantı ve kusma da görülür.

Kaynak: Zakko SF, et al. Acute cholecystitis: Pathogenesis, clinical features and diagnosis. http://www.uptodate.com/home. Accessed May 10, 2017.

Safra kesesi iltihabı kanda çıkar mı?

Safra kesesi iltihabı tanısı koymada bazı kan testleri yardımcı olur. Safra kesesi iltihabı tanısında hastanın ayrıntılı tıbbi öyküsü ve muayenesi önemlidir. Daha sonra tam kan sayımı, karaciğer fonksiyon testleri, bilirubin, amilaz gibi kan tahlilleri, idrar tahlili ve karın ultrasonografisi (USG) yaptırılır. Bazı durumlarda tomografi veya MR gerekebilmektedir.

Kaynak: Acute cholecystitis. Merck Manual Professional Version. http://www.merckmanuals.com/professional/hepatic_and_biliary_disorders/gallbladder_and_bile_duct_disorders/acute_cholecystitis.html?qt=cholecystitis&alt=sh 2011. Accessed May 10, 2017.

Safra kesesi kanseri nasıl tedavi edilir?

Safra kesesi kanseri tedavisi, hastalığın evresine, tümörün büyüklüğüne, yayılma durumuna ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak belirlenir. Genellikle, safra kesesi kanserinin tedavisinde aşağıdaki yöntemler kullanılır:

Cerrahi: Safra kesesi kanserinin tedavisinde en yaygın yöntem cerrahidir. Cerrahi, safra kesesinin tamamen veya kısmen çıkarılmasını içerebilir. Ayrıca, yakın lenf düğümleri ve diğer etkilenen dokuların da çıkarılması gerekebilir. Erken evre safra kesesi kanserinde cerrahi tedavi, hastalığın kontrol altına alınmasında etkili olabilir.

Radyoterapi: Radyoterapi, kanser hücrelerini yok etmek veya büyümelerini kontrol altında tutmak için yüksek enerjili ışınların kullanılmasıdır. Safra kesesi kanserinde radyoterapi, cerrahi öncesinde tümörü küçültmek veya cerrahi sonrasında arta kalan kanser hücrelerini yok etmek amacıyla kullanılabilir.

Kemoterapi: Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürmek veya çoğalmalarını engellemek için ilaçların kullanılmasıdır. Safra kesesi kanserinde kemoterapi, radyoterapi veya cerrahi ile birlikte kullanılabilir. İleri evre safra kesesi kanserinde, tümörün kontrol altına alınması veya semptomların hafifletilmesi amacıyla kemoterapi uygulanabilir.

Hedefe yönelik tedaviler: Bazı safra kesesi kanserleri, özel hedef moleküllerine yönelik ilaç tedavileriyle tedavi edilebilir. Bu tedaviler, kanser hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını hedef alır.

Tedavi planı, hastanın bireysel durumuna ve hastalığın özelliklerine göre belirlenir. Tedavi genellikle multidisipliner bir yaklaşım gerektirir ve bir onkolog, cerrah ve diğer sağlık uzmanlarının işbirliği içinde yürütülür. Erken evrede teşhis edilen safra kesesi kanserinde tedavi şansı daha yüksektir, bu nedenle düzenli kontroller ve erken teşhis önemlidir.

Safra kesesi kanserinin önlenmesi mümkün müdür?

Safra kesesi kanserinin kesin nedenleri tam olarak bilinmemektedir, bu nedenle tamamen önlenmesi mümkün değildir. Ancak, bazı faktörlerin riski artırabileceği bilinmektedir. Bu nedenle, aşağıdaki önlemleri alarak safra kesesi kanseri riskini azaltmak mümkün olabilir:

Sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek: Dengeli bir beslenme, düzenli egzersiz yapma, sigara ve alkol tüketiminden kaçınma gibi sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları kanser riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Kilo kontrolü: Fazla kilolu veya obez olmak safra kesesi kanseri riskini artırabilir. Sağlıklı bir vücut ağırlığını korumak, kanser riskini azaltmada önemlidir.

Sağlıklı beslenme: Dengeli ve besleyici bir diyet, kanser riskini azaltabilir. Bol miktarda meyve, sebze, lifli gıdalar ve düşük yağlı protein kaynakları tüketmek önemlidir.

Safra kesesi taşlarının tedavisi: Safra kesesi taşları, safra kesesi kanseri riskini artırabilir. Safra kesesi taşları varsa, tedavi edilmeli ve gerekirse safra kesesi çıkarılmalıdır.

Enfeksiyonlardan korunma: Bazı enfeksiyonlar, safra kesesi kanseri riskini artırabilir. Hepatit B ve hepatit C gibi viral enfeksiyonlardan korunmak için aşılanma ve enfeksiyon riskini azaltacak önlemler almak önemlidir.

Safra kesesi kanseri önlenmesi konusunda risk faktörlerini minimize etmek ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemek önemlidir. Ayrıca, düzenli sağlık kontrollerine katılmak ve sağlık uzmanının önerilerine uymak da kanser erken teşhisi ve tedavisi için önemlidir.

Koledok nedir? Ne işe yarar? Hastalıkları nelerdir?

Koledok, safra kesesinden gelen safra ve pankreasın ürettiği enzimleri ince bağırsağa taşıyan safra kanalının son kısmıdır. Yaklaşık uzunluğu 4-15 cm  kadardır. Karaciğerin alt kısmında, pankreasın başının arkasında bulunur. Koledok, safra kanallarının bir parçasıdır. Safra taşlarından veya pankreas hastalıklarından etkilenebilir.

Koledok, safra kesesinin cystic kanalı ile pankreas kanalı birleştiğinde oluşur. Duodenuma (onikiparmak bağırsağı) girdiği yere papilla Vater'i denir. Burada Oddi sfinkteri bulunur. Bu sifinkterpapilla Vater'i çevreleyen ve safra ve pankreas enzimlerinin duodenuma salınmasını kontrol eden kaslardan oluşur. 

Koledok, safra ve pankreas enzimlerini safra kesesinden ince bağırsağa taşır. Safra, yağların sindiriminden sorumlu olan bir sıvıdır. Pankreas enzimleri, proteinlerin, karbonhidratların ve yağların sindiriminden sorumlu olan enzimlerdir.

Koledok hastalıkları hastalıkları arasında safra taşları, safra kanalı kanseri ve pankreas kanseri bulunmaktadır. Koledok hastalıklarının tedavisi, altta yatan nedene bağlıdır. Koledok kanalını tıkayan safra taşları genellikle endoskopik prosedürler (ERCP) veya cerrahi ile tedavi edilir. Safra kanalı kanseri genellikle cerrahi, radyasyon tedavisi ve kemoterapi ile tedavi edilir. Koledok'u tutan pankreas başı kanseri genellikle cerrahi, radyasyon tedavisi ve kemoterapi ile tedavi edilir.

Koledok striktürü ne demek?

Koledok striktürü, koledok yani ana safra kanalının daralmasıdır. Safra, karaciğerde üretilir ve safra kesesinde depolanır. Daha sonra safra kanalıyla ince bağırsağa dökülür. Koledok, ana safra kanalı yani bağırsağa dökülmeden önceki son kısmıdır.

Koledok striktürü çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir;

  • Safra taşları: Safra taşları, safra kanalını tıkayabilir ve koledok striktürüne neden olabilir.
  • Skar dokusu: Karın ameliyatı veya enfeksiyondan kaynaklanan skar dokusu koledok striktürüne neden olabilir.
  • Kanser: Safra kanalı kanseri veya pankreas kanseri koledok striktürüne neden olabilir.
  • İltihaplanma: Sclerosing kolanjit gibi iltihaplı hastalıklar koledok striktürüne neden olabilir.

Koledok striktürünün belirtileri;

  • Sarılık: Cilt ve gözlerin sararması.
  • Kaşıntı: Ciltte kaşıntı.
  • Koyu idrar: İdrarda koyu renk.
  • Açık renkli dışkı: Dışkıda açık renk.
  • Karın ağrısı: Karın bölgesinde ağrı.
  • Mide bulantısı ve kusma: Mide bulantısı ve kusma.

Koledok striktürü, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme  veya endoskopik ultrason ile tespit edilebilir.

Koledok striktürünün tedavisi altta yatan nedene bağlıdır.

  • Safra taşları: Safra taşları genellikle ilaçlar, endoskopik prosedürler veya cerrahi ile tedavi edilir.
  • Skar dokusu: Skar dokusu genellikle endoskopik balon daraltma veya cerrahi ile tedavi edilir.
  • Kanser: Kanser genellikle cerrahi, radyasyon tedavisi ve kemoterapi ile tedavi edilir.
  • İltihaplanma: İltihaplanma genellikle ilaçlar ve yaşam tarzı değişiklikleri ile tedavi edilir.

Koledok striktürünün gidişatı (prognoz), altta yatan nedene ve tedavinin etkinliğine bağlıdır.

Safra kesesi kontrakte izlendi ne demek?

Safra kesesi kontrakte izlendi ifadesi, safra kesesinin kasılıp büzüldüğünü ve normalden daha küçük bir boyuta indiği anlamına gelir. Bu durum, safra kesesi fonksiyonunun bozulmuş olabileceğini veya safra kesesi taşı gibi bir sorunun varlığını işaret edebilir.

Safra kesesi kontraksiyonunun nedenleri şunlardır; 

  • Safra kesesi taşı: Safra kesesi taşları, safra kesesinin kasılmasını ve boşalmasını engelleyebilir. Bu durum, safra kesesi duvarında kalınlaşmaya ve küçülmeye yol açabilir.
  • Akut kolesistit: Safra kesesi iltihabı, safra kesesinin kasılmasını ve boşalmasını zorlaştırabilir.
  • Kronik kolesistit: Safra kesesinin uzun süreli iltihabı, safra kesesi duvarında hasara ve küçülmeye yol açabilir.
  • Safra kesesi diskinezi: Safra kesesinin kasılma fonksiyonunun bozulması, safra kesesinin normal şekilde boşalmasını engelleyebilir.
  • Diyabet: Diyabet, safra kesesi fonksiyonunu etkileyebilecek bir hastalıktır.
  • Bazı ilaçlar: Bazı ilaçlar, safra kesesi kaslarının kasılmasını engelleyebilir.
  • Tokluk: Yemek sonrası safra kesesi içindeki safrayı boşaltmak için kasılır. 

Safra kesesi kontraksiyonunun belirtileri;

  • Sağ üst karın bölgesinde ağrı
  • Mide bulantısı
  • Kusma
  • Hazımsızlık
  • Yağlı yemeklere karşı tahammülsüzlük

Safra kesesi kontraksiyonunun tanısı;

  • Karın ultrasonu
  • Safra kesesi HIDA taraması
  • BT 
  • MR

Safra kesesi kontraksiyonunun tedavisi;

Tedavi, altta yatan nedene bağlıdır. Safra kesesi taşı veya akut kolesistit gibi durumlarda cerrahi tedavi gerekli olabilir. Diğer durumlarda, ilaç tedavisi veya diyet değişiklikleri önerilebilir.

Safra kesesi kontraksiyonu ile ilgili önemli bilgiler;

  • Safra kesesi kontraksiyonu her zaman belirti vermez.
  • Safra kesesi kontraksiyonu, safra kesesi kanseri ile ilişkili değildir.
  • Safra kesesi fonksiyonu bozuk olan kişilerde, safra kesesi taşları ve diğer komplikasyonlar gelişme riski daha yüksektir.

Safra kesesi sorunu yaşıyorsanız bir genel cerrahi doktoruna gitmelisiniz. 

Yeni SSS


Lenf nodu veya lenf bezi, bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olan küçük, fasulye veya oval şekilli yapılardır. Vücudun çeşitli bölgelerinde, özellikle boyun, koltuk altı, kasık ve karın bölgesinde kümeler halinde bulunurlar. Lenf nodlarının temel ...


Pannikülit, deri altındaki yağ dokusunun iltihaplanması anlamına gelir. Çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir ve farklı tipleri vardır. Genellikle ciltte kırmızı, hassas nodüller şeklinde kendini gösterir. Bazı durumlarda ateş, halsizlik ve eklem ağrıları gibi sistemik belirtiler d ...


Kızlık zarı (hymen), vajina girişinde bulunan ince ve esnek bir dokudur. Genellikle vajina açıklığını kısmen kapatır ve ortasında adet kanının akmasına izin veren bir veya daha fazla delik bulunur. Kızlık zarı hakkında bazı önemli bilgiler; Yap ...


Hayır, üroloji ve nefroloji aynı değildir. Her ikisi de böbreklerle ilgili olsa da farklı uzmanlık alanlarıdır. Nefroloji: Odak noktası: Böbreklerin iç yapısı ve işlevleri. İlgilendiği hastalıklar: Böbrek ye ...


Nefroloji, böbreklerin sağlığı ve hastalıkları ile ilgilenen bir tıp dalıdır. Böbrekler, vücudumuzun atık ürünlerini filtrelemek, kan basıncını düzenlemek, elektrolit dengesini sağlamak ve kırmızı kan hücresi üretimini uyarmak gibi hayati fonksiyonlara sahiptir. Nefroloji, böbrek ...


ANA (Anti-Nükleer Antikor) testi, vücudun kendi hücrelerine karşı ürettiği antikorları tespit etmek için yapılan bir kan testidir. Bu antikorların varlığı, bağışıklık sisteminin yanlışlıkla kendi dokularına saldırdığı ...


Ekimoz, halk arasında morluk, çürük veya ezik olarak da bilinen, cilt altında kılcal damarların hasar görmesi sonucu kanın sızması ve ciltte renk değişikliği oluşması durumudur. Ekimoz (morluk), cilt altında kılcal damarların hasar görmesi sonucu oluşan kan sızıntısıdır. Travma, ...


Vücutta morarma, tıp dilinde "ekimoz" olarak adlandırılan, cilt altında kılcal damarların hasar görmesi sonucu kanın sızması ve ciltte renk değişikliği oluşması durumudur. Morarmalar genellikle mavi, mor, yeşil veya sarımsı renkte olabilir ve zamanla renkleri değişebilir. ...


Osteom, kemik dokusundan oluşan iyi huylu bir tümördür. Genellikle yavaş büyür ve çoğunlukla kafatası, yüz kemikleri, uzun kemikler ve omurgada görülür. Çoğu osteom belirti vermez, ancak büyüdükçe ağrıya, şişliğe veya etrafındaki dokulara baskı yaparak fonksiyon bozukluğuna neden ...


PRP (Platelet Rich Plasma) yani "Trombositten Zengin Plazma" tedavisi, kişinin kendi kanından elde edilen ve iyileştirici faktörler açısından zenginleştirilmiş plazmanın, hasarlı veya dejeneratif dokuya enjekte edilmesiyle yapılan bir tedavi yöntemidir. Nasıl Uy ...


Baker kisti (popliteal kist), diz arkasında oluşan sıvı dolu bir kesedir. Genellikle diz eklemiyle ilgili bir problemden kaynaklanır, örneğin menisküs yırtığı, kireçlenme veya romatoid artrit. Belirtileri: Diz arkasında şişlik ...


Diz eklem aralığında minimal sıvı artışı, diz ekleminin içinde normalden biraz daha fazla sıvı birikmesi anlamına gelir. Bu durum genellikle eklem zarının (sinovium) iltihaplanması veya tahriş olması sonucu ortaya çıkar. Nedenleri: ...


Medial menisküs arka boynuzunda grade 2 dejenerasyon, dizin iç kısmında bulunan kıkırdak yapının (menisküs) arka kısmında oluşan aşınma ve yıpranmayı ifade eder. Bu durum genellikle yaşlanma, aşırı kullanım veya yaralanma sonucu ortaya çıkar. Grade 2 dejenerasyon, hafif ...


Mutasyonel falsetto (puberfoni), ergenlik döneminde erkeklerin seslerinin kalınlaşması gereken dönemde, sesin ince kalmaya devam etmesi durumudur. Yani, ses değişimi tamamlanmamış ve yetişkin bir erkeğe göre daha tiz bir ses kullanılmaktadır. Nedenleri: ...


Papilödem, göz sinirinin başlangıç noktasında, yani optik diskte şişlik olması durumudur. Optik sinir, gözden beyne görsel bilgileri taşıyan önemli bir sinirdir. Papilödem genellikle kafa içi basıncının artması sonucu ortaya çıkar. Papilödem Belirtileri: ...