Gliotik odak nedir? Belirtileri, tanı ve tedavisi nasıldır?

Gliotik odaklar, beyinde meydana gelen küçük hasarların iyileşme sürecinde oluşan izler olarak düşünülebilir. Beyin hücreleri hasar gördüğünde, onların yerini doldurmak ve beyni korumak için glial hücreler devreye girer. Bu glial hücreler, hasarlı bölgede birikerek gliotik odakları oluşturur.

Gliotik odaklar genellikle küçük damar tıkanıklıkları, enfeksiyonlar, travmalar veya diğer nedenlerle ortaya çıkabilir. Çoğu zaman herhangi bir belirtiye neden olmazlar ve tedavi gerektirmezler. Ancak bazı durumlarda, özellikle büyük veya çok sayıda gliotik odak varsa, baş ağrısı, baş dönmesi, nöbetler veya diğer nörolojik sorunlara yol açabilirler.

Eğer beyin görüntülemenizde gliotik odaklar tespit edildiyse, doktorunuz bu bulguları değerlendirecek ve size özel durumunuzla ilgili daha fazla bilgi verecektir. Gliotik odakların nedeni ve ciddiyeti kişiden kişiye değişebilir, bu nedenle doktorunuzun önerilerine uymanız önemlidir.

Gliotik odakların olası nedenleri;

  • Küçük damar hastalığı: Beyindeki küçük damarların daralması veya tıkanması sonucu oluşan hasarlar.
  • Enfeksiyonlar: Beyni etkileyen viral veya bakteriyel enfeksiyonlar.
  • Travma: Kafa travması sonucu beyinde oluşan hasarlar.
  • Otoimmün hastalıklar: Vücudun kendi dokularına saldırdığı hastalıklar (örneğin multipl skleroz).

Gliotik odakların tedavisi;

Çoğu zaman gliotik odaklar tedavi gerektirmez. Ancak altta yatan bir neden varsa (örneğin yüksek tansiyon, diyabet), bu durumun tedavi edilmesi önemlidir. Bazı durumlarda, doktorunuz belirtileri kontrol altına almak için ilaçlar veya diğer tedavileri önerebilir.

 

Bunlar da ilginizi çekebilir


Beyin ve sinir cerrahisi bölümü hangi hastalıklara bakar?

Beyin ve sinir cerrahisi, beyin, beyincik, omurilik ve çevre sinirlerinin hastalıkları ve yaralanmaları ile ilgilenir. Beyin tümörü, beyin damarlarındaki anevrizmalar, beyin kanaması, bel fıtığı ve boyun fıtığı gibi hastalıklara beyin cerrahisi bölümü bakar. 

Kafa titremesi nedir? Neden olur?

Kafa titremesi (baş titremesi),  tremor adı verilen titreme hastalığında görülen bir durumdur. Tremor yani titreme, Parkinson hastalığında sık görülür. Ayrıca , bazı beyin ve beyincik hastalıklarında, alkol yoksunluğunda veya bazı ilaçların yan etkisine bağlı olarak meydana gelebilir.

Bayılma (senkop) nedir?

Bayılma, beyin dokusunun kısa süreli olarak kansız kalması sonucu kişinin ayakta durma yeteneğinin ve bilincinin (uyanıklılık hali) kaybolmasıdır. Bayılma tıp dilinde senkop olarak bilinir. Bayılma aniden ortaya çıkar ve kısa bir süre sonra kendiliğinden düzelir. Beklenmedik bir anda ve anideden ortaya çıktığından dolayı, bayılma sırasında düşmaya bağlı yaralanmalar ve kırıklar görülebilir.

Bayılma ile epilepsi (sara) arasındaki fark nedir?

Bayılma ile en sık epilepsi (sara hastalığı) karışır. Bayılma ya da senkop, beynin geçici olarak kansız kalması sonucu olarak ortaya çıkan bir durumdur.  Bayılmada ellerde, kollarda, bacaklarda kasılmalar olmaz, gözler açıktır ve yüz soluktur. İdrar veya dışkı kaçırma yoktur. Bayılan kişi kısa bir süre sonra hemen kendine gelir ve daha sonra şaşkınlık yaşamaz.

Tuvalette idrar yaparken ya da dışkılama sırasında bayılma neden olur?

Bazen tuvalette idrar yaparken ya da dışkılama sırasında bayılma görülebilir. İdrar idrar yaparken veya idrar yaptıktan hemen sonra bayılmaya 'işeme senkopu', dışkılama sonrası bayılmaya  'defekasyon senkopu' adı verilir. Bu tür bayılmalar, daha çok geceleri derin bir uykudan sonra meydana gelir. İdrar yapmak ya da dışkılamak için için kişi uyanır ve tuvalete gider. İşeme ya da dışkılama sırasında, vagus adı verilen sinirini uyarılır. Bu sinirin uyarılması ile kalp atışında ve kan basıncında ani bir düşmeye meydana gelir ve kişinin bilincinde geçici bir kayıp olur. Buna bayılma ya da senkop denir. 

Boyun fıtığı belirtileri nelerdir?

Boyun fıtığı, omurilik ve sinir köklerini etkileyen bir hastalıktır. En sık karşılaşılan boyun fıtığı belirtileri şunlardır.

  • Tek taraflı olup kola doğru uzanan ağrı,
  • Parmak uçlarına kadar yayılan ve uyuşma ile birlikte görülen ağrı.
  • Ağrı ile yayıldığı kolda kuvvet kaybı oluşması
  • Kuvvetsiz kalıp ele alınan cisimlerin düşürülmesi
  • Yürüme güçlüğü çekilmesi ve dengesizlik hali

Geçici iskemik atak (GİA) nedir?

Geçici iskemik atak (GİA), beynin bir bölgesine giden kan akışının geçici bir süre azalması sonucu beyin o bölgedeki dokusunun beslenememesi sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Kan akışınaki azalmanın nedeni çoğunlukla beyin damar tıkanıklığıdır. Kan dolaşımındaki kan pıhtısı, yağ parçası ya da hava baloncukları tıkanmaya neden olabilir. Geçici iskemik atak ''küçük inme'' olarak ta bilinir. Geçici iskemik atak ile inme (felç) farklı iki durumdur. İnmeden farkı, geçici iskemik atakta beyin dokusunda kalıcı hasra oluşmaz. Kalıcı hasra oluşmadan, tıkanıklık açılır ve beyin dokusu yeniden kanlanır ve belirtiler kaybolur. İnme yani felç durumunda ise beyinde oluşan hasar kalıcıdır. 

Kaynak: https://www.stroke.org.uk/sites/default/files/user_profile/transient_ischaemic_attack_turkish.pdf

 

 

Geçici iskemik atak (GİA) belirtileri nelerdir?

Geçici iskemik atak (GİA) belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Her kişide farklı belirtiler ortaya çıkabilir. En sık görülen geçici iskemik atak belirtileri şunlardır; 

  1. Yüzde veya vücudun bir tarafında aniden ortaya çıkan uyuşma veya güçsüzlük
  2. Konuşma güçlüğü
  3. Anlama güçlüğü
  4. Görme sorunları (tek gözde veya her iki gözde aniden oluşan bulanıklık, görme kaybı veya çift görme)
  5. Baş dönmesi
  6. Denge kaybı
  7. Şiddetli baş ağrısı

 

 

Tarlov kisti nedir?

Tarlov kisti, omurilikten çıkan sinirler etrafında görülen kisttir. Perinöral kist veya sinir kökü kisti olarak da bilinir. Omurganın sakral (kuyruk sokumu), lomber (bel), torasik (sırt) veya servikal (boyun) kısımlarında görülebilir. Ancak daha çok kuyruk sokumu bölgelerinde görülür. Tarlov kistleri sinir köklerini etkiler.  Bu kistlerin içinde beyin omurilik sıvısı vardır. Çok sayıda ve farklı büyüklüklerde kistler olabilir. Kesin nedeni bilinmez. Küçük olan kistler genellikle belirti vermez. Yavaş yavaş büyüyerek zamanla komşu sinir köklerine bası yapar ve belirtilere neden olur. Belirti vermeyenler tedavi edilmeden takip edilir. Ancak belirtiye enden olan büyük kistlerin ameliyat ile tedavi ediilmesi gerekir. 

Omuriliğe hangi bölüm bakar? Omurilik için hangi bölüme gidilir?

Omuriliğe beyin ve sinir cerrahisi (nöroloji) ve ortopedi ve travmatoloji bölümü bakar. Beyin ve sinir cerrahisi uzmanları, omurilik ile ilgili tüm hastalıkların teşhisi ve tedavisinde uzmanlaşmış doktorlardır.

Omurilik, beyinden gelen sinyalleri vücudun diğer bölgelerine taşıyan ve vücudun kontrolünü sağlayan bir sinir sistemi organıdır. Omurilik yaralanmaları, omurilik tümörleri, omurga fıtıkları, omurga enfeksiyonları ve omurga deformiteleri gibi çeşitli hastalıklar omuriliğe zarar verebilir.

Omurilik ile ilgili sorunlar yaşayan kişiler, beyin ve sinir cerrahisi bölümüne başvurmalıdır. Beyin ve sinir cerrahisi uzmanları, hastanın durumunu değerlendirerek gerekli tetkikleri yapar ve tedavi planını belirler.

Omurilik ile ilgili sorunlara yönelik tedaviler, sorunun nedenine göre değişir. Omurilik yaralanmaları gibi durumlarda, cerrahi müdahale gerekebilir. Omurilik tümörleri gibi durumlarda, cerrahi müdahale ile tümör çıkarılabilir veya radyoterapi ve kemoterapi gibi tedaviler uygulanabilir. Omurga fıtıkları gibi durumlarda, fıtığın boyutuna ve konumuna göre konservatif tedaviler veya cerrahi müdahale uygulanabilir. Omurga enfeksiyonları gibi durumlarda, antibiyotik tedavisi uygulanabilir. Omurga deformiteleri gibi durumlarda, ortopedik cerrahi müdahale uygulanabilir.

Omurilik ile ilgili sorunlar, erken teşhis ve tedavi ile daha iyi sonuçlar alınabilir.

Yeni SSS


Lenf nodu veya lenf bezi, bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olan küçük, fasulye veya oval şekilli yapılardır. Vücudun çeşitli bölgelerinde, özellikle boyun, koltuk altı, kasık ve karın bölgesinde kümeler halinde bulunurlar. Lenf nodlarının temel ...


Pannikülit, deri altındaki yağ dokusunun iltihaplanması anlamına gelir. Çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir ve farklı tipleri vardır. Genellikle ciltte kırmızı, hassas nodüller şeklinde kendini gösterir. Bazı durumlarda ateş, halsizlik ve eklem ağrıları gibi sistemik belirtiler d ...


Kızlık zarı (hymen), vajina girişinde bulunan ince ve esnek bir dokudur. Genellikle vajina açıklığını kısmen kapatır ve ortasında adet kanının akmasına izin veren bir veya daha fazla delik bulunur. Kızlık zarı hakkında bazı önemli bilgiler; Yap ...


Hayır, üroloji ve nefroloji aynı değildir. Her ikisi de böbreklerle ilgili olsa da farklı uzmanlık alanlarıdır. Nefroloji: Odak noktası: Böbreklerin iç yapısı ve işlevleri. İlgilendiği hastalıklar: Böbrek ye ...


Nefroloji, böbreklerin sağlığı ve hastalıkları ile ilgilenen bir tıp dalıdır. Böbrekler, vücudumuzun atık ürünlerini filtrelemek, kan basıncını düzenlemek, elektrolit dengesini sağlamak ve kırmızı kan hücresi üretimini uyarmak gibi hayati fonksiyonlara sahiptir. Nefroloji, böbrek ...


ANA (Anti-Nükleer Antikor) testi, vücudun kendi hücrelerine karşı ürettiği antikorları tespit etmek için yapılan bir kan testidir. Bu antikorların varlığı, bağışıklık sisteminin yanlışlıkla kendi dokularına saldırdığı ...


Ekimoz, halk arasında morluk, çürük veya ezik olarak da bilinen, cilt altında kılcal damarların hasar görmesi sonucu kanın sızması ve ciltte renk değişikliği oluşması durumudur. Ekimoz (morluk), cilt altında kılcal damarların hasar görmesi sonucu oluşan kan sızıntısıdır. Travma, ...


Vücutta morarma, tıp dilinde "ekimoz" olarak adlandırılan, cilt altında kılcal damarların hasar görmesi sonucu kanın sızması ve ciltte renk değişikliği oluşması durumudur. Morarmalar genellikle mavi, mor, yeşil veya sarımsı renkte olabilir ve zamanla renkleri değişebilir. ...


Osteom, kemik dokusundan oluşan iyi huylu bir tümördür. Genellikle yavaş büyür ve çoğunlukla kafatası, yüz kemikleri, uzun kemikler ve omurgada görülür. Çoğu osteom belirti vermez, ancak büyüdükçe ağrıya, şişliğe veya etrafındaki dokulara baskı yaparak fonksiyon bozukluğuna neden ...


PRP (Platelet Rich Plasma) yani "Trombositten Zengin Plazma" tedavisi, kişinin kendi kanından elde edilen ve iyileştirici faktörler açısından zenginleştirilmiş plazmanın, hasarlı veya dejeneratif dokuya enjekte edilmesiyle yapılan bir tedavi yöntemidir. Nasıl Uy ...


Baker kisti (popliteal kist), diz arkasında oluşan sıvı dolu bir kesedir. Genellikle diz eklemiyle ilgili bir problemden kaynaklanır, örneğin menisküs yırtığı, kireçlenme veya romatoid artrit. Belirtileri: Diz arkasında şişlik ...


Diz eklem aralığında minimal sıvı artışı, diz ekleminin içinde normalden biraz daha fazla sıvı birikmesi anlamına gelir. Bu durum genellikle eklem zarının (sinovium) iltihaplanması veya tahriş olması sonucu ortaya çıkar. Nedenleri: ...


Medial menisküs arka boynuzunda grade 2 dejenerasyon, dizin iç kısmında bulunan kıkırdak yapının (menisküs) arka kısmında oluşan aşınma ve yıpranmayı ifade eder. Bu durum genellikle yaşlanma, aşırı kullanım veya yaralanma sonucu ortaya çıkar. Grade 2 dejenerasyon, hafif ...


Mutasyonel falsetto (puberfoni), ergenlik döneminde erkeklerin seslerinin kalınlaşması gereken dönemde, sesin ince kalmaya devam etmesi durumudur. Yani, ses değişimi tamamlanmamış ve yetişkin bir erkeğe göre daha tiz bir ses kullanılmaktadır. Nedenleri: ...


Papilödem, göz sinirinin başlangıç noktasında, yani optik diskte şişlik olması durumudur. Optik sinir, gözden beyne görsel bilgileri taşıyan önemli bir sinirdir. Papilödem genellikle kafa içi basıncının artması sonucu ortaya çıkar. Papilödem Belirtileri: ...