Mastoidit nedir ?

Mastoidit, mastoid kemiğin iltihaplanmasıdır. Bu kemik, kafatasını oluşturan kemiklerdendir ve kulak kepçesinin hemen arkasında bulunur. Mastoid kemik gözenekli yapıdadır ve buradaki gözenekli yapının iltihabına mastoidit adı verilir. Akut ve kronik olmak üzere iki türü vardır. Akut mastoidit genellikle orta kulak iltihabı sonucu oluşur, kronik mastoidit ise kronik orta kulak iltihabı nedeniyle ortaya çıkar. Mastoidit eskiden daha nadir görülürken, son yıllarda yaygın antibiyotik kullanımına bağlı gelişen bakteri direnci ve yanlış antibiyotik kullanımına bağlı daha sık görülmeye başlanmıştır. 

Bunlar da ilginizi çekebilir


Kulak hangi bölümlerden oluşur?

Kulak, işitme organıdır. En önemli görevi işitmeyi sağlamaktır. Kulak aynı zamanda denge üzerinde de etkili bir organdır. Kulak, dış kulak, orta kulak ve iç kulak olmak üzere üç bölümden oluşur. Dış kulak, kulak kepçesi ve dış kulak kanalı olmak üzere iki kısımdan oluşur.  Orta kulak, temporal kemik adı verilen bir kemik içerisindeki boşlukta bulunur. İç kulak östaki borusu ile yutağa bağlıdır. Bu kanal sayesinde kulakta iç ve dış basınç dengelenir. Normalde kapalı olan östaki borusu, yutkunma ve esneme ile birlikte açılır. İç kulak ise işitme ile ilgili en önemli bölümdür. İç kulakta, işitme ile ilgili kısma salyangoz adı verilir. Bu yapının içinde sıvı bulunmaktadır. İç kulak ayrıca denge sağlanmasında da önemli rol oynar.  

KBB nedir?

KBB, kulak burun boğaz hastalıklarının kısaltılmış halidir. Kulak burun boğaz hastalıkları, tıpta bir uzmanlık alanıdır. Kulak burun boğaz (KBB) uzmanı, kulak, burun ve boğaz ile baş ve boyun bölgesinin hastalıkalrı konusunda eğitim görmüş doktorlardır. 

KBB bölümünden nasıl randevu alınır?

KBB bölümü, kulak burun ve boğaz hastalıklarına bakan bir bölümdür. Devlet hastanelerineki KBB bölümünden randevu, Alo 182 veya internette Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) sistemi üzerinden alınabilir. Özel hastaneye gitmek isterseniz, randevu almak için gitmek istediğiniz özel hastanenin telefonunu  arayarak ya da eğer mevcutsa web sitesi üzerinden randevu alabilirsiniz.

Hareket hastalığı nedir?

Hareket hastalığı, insanların belirli hareketleri veya ortamları deneyimlerken hissettikleri rahatsızlıktır. Bu his genellikle baş dönmesi, mide bulantısı, kusma, terleme ve baş ağrısı gibi semptomlarla ilişkilendirilir. Hareket hastalığı, insanların araç, gemi, uçak veya tren gibi taşıtlarda seyahat ederken veya sanal gerçeklik gibi teknolojileri kullanırken yaygın olarak görülür. Bununla birlikte, bazı insanlar hareket hastalığı deneyimleyebilirler, örneğin uzun süreli oyun oynarken veya okuyarak.

Hareket hastalığı, beyindeki denge merkezinin karıştırıcı sinyalleri yorumlamasından kaynaklanır. Bu, iç kulağın hareket algılama ve denge işlevlerinden kaynaklanabilir. Hareket hastalığına karşı alınabilecek önlemler arasında doğru oturma pozisyonu, antiemetik ilaçlar ve gözleri kapatma gibi yöntemler yer alır.

Kulak yapısı nasıldır?

Kulak yapısı, dış kulak, orta kulak ve iç kulak olmak üzere üç bölümden oluşur.

Dış kulak, kulak kepçesi ve dış kulak yolunu içerir. Kulak kepçesi, ses dalgalarını toplar ve dış kulak yoluna yönlendirir. Dış kulak yolunda, kulak kirinin üretildiği kıllar ve bezler vardır. Dış kulak yolunun sonunda, kulak zarı olarak bilinen ince bir zar vardır.

Orta kulak, kulak zarının arkasında yer alır ve küçük kemikçiklerden oluşur. Bu kemikçikler, kulak zarından gelen ses titreşimlerini iç kulağa iletmek için birbirine bağlanır. Orta kulak ayrıca, Eustaki kanalı olarak bilinen bir tüp aracılığıyla burun ve boğaza bağlanarak, orta kulak basıncını dengelemeye yardımcı olur.

İç kulak, kohlea ve vestibüler sistem olmak üzere iki bölümden oluşur. Kohlea, iç kulakta spiral şeklinde bir yapıdır ve sesin işitilmesi için gerekli olan koklear siniri içerir. Vestibüler sistem, kulakta denge ve pozisyonun algılanması için önemli olan üç yarım daire kanalı ve iki sakkul ve üretrikül adı verilen iki kesecikten oluşur.

Bu üç bölüm, işitme ve dengeyi sağlamak için birlikte çalışır. Ses dalgaları, dış kulaktan kulak zarına ulaşır ve orada kemikçikler tarafından alınarak orta kulağa iletilir. Orta kulaktaki kemikçiklerin titreşimleri, iç kulağın koklear bölgesindeki sıvıların hareketini tetikleyerek işitme siniri üzerinden beyne sinyal gönderir. Aynı zamanda, iç kulaktaki vestibüler sistem, başın ve vücudun pozisyonunu, hareketlerini ve dengesini algılamak için hareket sinyalleri gönderir.

Kulak enfeksiyonları nelerdir?

Kulak enfeksiyonları, kulak bölgesindeki enfeksiyonlarla ilişkili bir dizi durumu ifade eder. Kulak enfeksiyonları, farklı bölümleri etkileyebilir ve bazıları şunlardır:

Orta kulak enfeksiyonu: Orta kulak, kulak zarının arkasında yer alan ve işitme kemiklerinden oluşan bir bölümdür. Bu bölgede meydana gelen enfeksiyonlara orta kulak enfeksiyonu denir. Orta kulak enfeksiyonu genellikle, sinüs enfeksiyonları, soğuk algınlığı veya boğaz enfeksiyonları gibi solunum yolu enfeksiyonları sonrasında gelişebilir. Bu enfeksiyonlar genellikle, kulakta ağrı, işitme kaybı, ateş ve kulakta sıvı birikmesi gibi belirtilere neden olur.

Dış kulak enfeksiyonu: Dış kulak, kulak kepçesi ve dış kulak yolunu içeren kulak bölgesinin dışındaki bölümdür. Dış kulak enfeksiyonu, genellikle nemli ortamlarda veya kulakta yabancı bir nesne kalması sonucu oluşabilir. Bu enfeksiyonlar, kulakta ağrı, kaşıntı, kızarıklık, şişlik ve kulak akıntısı gibi belirtilere neden olabilir.

İç kulak enfeksiyonu: İç kulak, kulak zarının arkasındaki kohlea ve vestibüler sistemden oluşan bölümdür. İç kulak enfeksiyonu, genellikle viral bir enfeksiyon sonrasında ortaya çıkar ve denge kaybı, baş dönmesi, işitme kaybı ve kulak çınlaması gibi belirtilere neden olabilir.

Kulak enfeksiyonları, tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlara neden olabilir, bu nedenle enfeksiyon belirtileri fark edildiğinde doktora başvurmak önemlidir. Antibiyotikler, ağrı kesiciler ve diğer tedaviler kulak enfeksiyonları için kullanılabilir.

Kulakta enfeksiyon belirtileri nelerdir?

Kulak enfeksiyonları belirtileri, enfeksiyonun tipine ve ciddiyetine bağlı olarak değişebilir. Bununla birlikte, genel olarak kulak enfeksiyonu belirtileri şunları içerebilir:

Kulak ağrısı: Kulak enfeksiyonunun en yaygın belirtisi kulak ağrısıdır. Bu ağrı, hafiften şiddetliye kadar değişebilir ve genellikle tek taraflıdır.

İşitme kaybı: Kulak enfeksiyonu nedeniyle işitme kaybı yaşanabilir. İşitme kaybı genellikle geçicidir ve enfeksiyon tedavi edildiğinde geri dönebilir.

Kulakta dolgunluk veya basınç hissi: Kulak enfeksiyonu olan kişiler kulaklarında dolgunluk veya basınç hissi yaşayabilirler.

Kulak akıntısı: Kulak enfeksiyonu olan kişilerde kulak akıntısı görülebilir. Bu akıntı genellikle sarı veya yeşil renklidir.

Baş dönmesi: Kulak enfeksiyonu, denge sistemine etki edebilir ve baş dönmesi gibi belirtilere neden olabilir.

Kulak çınlaması: Kulak enfeksiyonu, kulak çınlaması veya kulakta çıtırtı hissi gibi işitsel yanılsamalara neden olabilir.

Ateş: Bazı kulak enfeksiyonları ateşe neden olabilir.

Kulak enfeksiyonları belirtileri, enfeksiyonun türüne ve kişinin yaşına bağlı olarak değişebilir. Kulak enfeksiyonu belirtileri fark edildiğinde, doktorunuza başvurmanız önerilir.

Kulak enfeksiyonları nasıl tedavi edilir?

Kulak enfeksiyonları, enfeksiyonun tipine ve ciddiyetine bağlı olarak farklı şekillerde tedavi edilir. Ancak genellikle kulak enfeksiyonları, aşağıdaki tedavi yöntemlerinin bir veya birkaçını içerir:

Antibiyotikler: Kulak enfeksiyonunun bakteriyel bir enfeksiyon nedeniyle oluşması durumunda, doktorlar genellikle antibiyotik ilaçlar reçete ederler. Antibiyotikler, enfeksiyonun neden olduğu iltihaplanma ve ağrıyı hafifletmeye yardımcı olur.

Ağrı kesiciler: Kulak enfeksiyonları, kulakta şiddetli ağrıya neden olabilir. Doktorlar, ağrıyı hafifletmek için ağrı kesici ilaçlar reçete edebilirler.

Kulak damlaları: Kulak enfeksiyonu olan kişilere kulak damlaları reçete edilebilir. Bu damlalar, enfeksiyonun neden olduğu ağrı ve rahatsızlığı hafifletmek için kullanılır.

Evde uygulanan tedaviler: Kulak enfeksiyonu tedavisinde evde uygulanabilecek bazı tedaviler de vardır. Örneğin, sıcak bir kompres, ağrıyı hafifletmek için kullanılabilir. Ayrıca, kulaklarınızı temizleyerek ve nemlendirerek enfeksiyonu önleyebilirsiniz.

Cerrahi müdahale: Nadiren, kulak enfeksiyonlarına cerrahi müdahale gerekebilir. Bu, özellikle orta kulak enfeksiyonu gibi ciddi enfeksiyonlarda geçerlidir. Cerrahi müdahale genellikle, kulakta birikmiş sıvıyı boşaltmak veya kulak zarını tamir etmek için yapılır.

Kulak enfeksiyonları belirtileri fark edildiğinde, doktora başvurmak ve uygun tedavi yöntemlerini belirlemek önemlidir. Tedavi edilmezse, kulak enfeksiyonları ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

Kulakta çınlama nedenleri nelerdir?

Kulakta çınlama, birçok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bazı yaygın nedenler şunlardır:

İşitme kaybı: İşitme kaybı, kulakta çınlama nedeni olabilir. İşitme kaybı olan kişiler, daha yüksek bir sese ihtiyaç duyduklarından dolayı, kulakta çınlama hissi yaşayabilirler.

Kulak enfeksiyonları: Kulak enfeksiyonları, kulakta çınlamaya neden olabilir. Bu enfeksiyonlar, kulak zarında ve kulak kanalında iltihaplanmaya yol açabilir.

Kulak içi basınç: Kulak içi basınçta bir değişiklik, kulakta çınlamaya neden olabilir. Bu, uçak seyahati sırasında veya su altında dalış yaparken olabilir.

Stres ve anksiyete: Stres ve anksiyete, kulakta çınlama nedeni olabilir. Stres ve kaygı, vücuttaki adrenalin ve kortizol hormonlarının salınımına neden olabilir, bu da kulakta çınlamaya neden olabilir.

İlaç yan etkileri: Bazı ilaçlar kulakta çınlamaya neden olabilir. Özellikle yüksek dozlarda alınan aspirin ve antibiyotikler gibi bazı ilaçlar, kulakta çınlamaya neden olabilir.

Kulak travması: Kulak travması, kulakta çınlamaya neden olabilir. Bu, kulaklara zarar veren gürültülü bir patlama, yüksek sesle müzik dinleme veya kafaya aldığınız bir darbe gibi olaylar sonucu olabilir.

Meniere hastalığı: Meniere hastalığı, iç kulakta basınç artışına ve sıvı birikimine neden olur. Bu durum, kulakta çınlama, baş dönmesi ve işitme kaybına neden olabilir.

Tinnitus: Tinnitus, kulakta çınlamanın kendisi olabilir. Bu durum, birçok farklı nedenle ilişkili olabilir ve tedavi edilmesi gerekebilir.

Kulakta çınlama şikayeti, uzun süreli olursa, bir doktora görünmek önemlidir. Doktor, nedenini belirlemek ve uygun tedaviyi önerebilmek için bir dizi test yapabilir.

Kulakta çınlama nasıl tedavi edilir?

Kulakta çınlama, tedavisi zor bir sorundur çünkü nedeni bulmak ve tedavi etmek zor olabilir. Ancak, bazı tedavi seçenekleri şunları içerebilir:

İlaç tedavisi: Kulakta çınlama için çeşitli ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçlar, hastalığın altında yatan nedenlere göre farklılık gösterir. Örneğin, kulak enfeksiyonları için antibiyotikler kullanılabilir. Kan basıncını düşürmek için bazı ilaçlar da kulakta çınlama tedavisinde kullanılabilir.

Kulak cihazları: Bazı durumlarda, kulakta çınlama işitme kaybıyla ilişkili olduğunda cihazlar kullanılabilir. Bu cihazlar, kulak çınlamasını azaltmaya yardımcı olabilir.

Ses terapisi: Ses terapisi, kulakta çınlamayı tedavi etmek için kullanılan bir yöntemdir. Bu terapi, çınlamadan farklı seslerle bir çeşit beyin eğitimi sağlayarak kulakta çınlama hissini azaltmaya yardımcı olabilir.

Stres ve kaygı yönetimi: Stres ve kaygı, kulakta çınlama nedenleri arasındadır. Bu nedenle, stres ve kaygı yönetimi teknikleri, kulakta çınlama tedavisinde faydalı olabilir. Yoga, meditasyon ve derin nefes egzersizleri gibi stresi azaltmaya yardımcı olabilecek yöntemler kullanılabilir.

Diyet ve yaşam tarzı değişiklikleri: Bazı gıdalar, kafein ve alkol gibi maddeler kulakta çınlamayı tetikleyebilir. Bu nedenle, kulakta çınlama şikayetiniz varsa, bu maddeleri tüketmekten kaçınmak ve sağlıklı bir diyet ve yaşam tarzı benimsemek faydalı olabilir.

Kulakta çınlama, her zaman tedavi edilemeyebilir, ancak yukarıda bahsedilen tedavi seçenekleri, kulakta çınlama hissini azaltmaya yardımcı olabilir. Kulakta çınlama şikayetiniz varsa, bir doktora danışmanız önerilir.

Yeni SSS


Ekokardiyografi (EKO), kalbin yapısını ve fonksiyonlarını değerlendirmek için kullanılan ağrısız ve güvenilir bir görüntüleme yöntemidir. Kalp ultrasonu olarak da bilinir. Yöntem, yüksek frekanslı ses dalgalarının (ultrason) kalbe gönderilip, kalbin yapılarından yansıyarak geri d ...


Transözofageal Ekokardiyografi (TEE), kalbin yapısını ve fonksiyonlarını değerlendirmek için kullanılan bir görüntüleme yöntemidir. Bu yöntemde, ucunda ultrason probu bulunan ince, esnek bir tüp yemek borusundan geçirilir. Yemek borusu kalbin hemen arkasında yer aldığı için, TEE ...


Akdeniz anemisi (talasemi) kesin tanısı için aşağıdaki adımlar izlenir; Tam Kan Sayımı (Hemogram): İlk adım olarak hemogram testi yapılır. Bu test, kandaki kırmızı kan hücrelerinin (alyuvarlar) sayısı, büyüklüğü ve hemoglobin miktarını ölçer. ...


Pleksopati, omurilikten çıkan sinirlerin bir araya gelerek oluşturduğu "pleksus" adı verilen sinir ağının hasar görmesi veya işlev bozukluğu anlamına gelir. Bu hasar, sinirlerin sıkışması, gerilmesi, iltihaplanması veya kesilmesi gibi farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. ...


ERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjiyopankreatografi), safra yolları ve pankreas kanalındaki sorunları teşhis etmek ve tedavi etmek için kullanılan bir endoskopik işlemdir. Bu işlemde, bir endoskop (ucunda kamera ve ışık kaynağı olan ince, esnek bir tüp) ağızdan girilerek yemek bor ...


Zoretanin (izotretinoin), şiddetli akne (sivilce) tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. A vitamini türevi olan bir retinoiddir ve ciltteki yağ bezlerinin aktivitesini azaltarak çalışır. Kullanım Alanları Şiddetli nodüler (yumrulu) ...


Retansiyon kisti, bir bezin normal salgısını boşaltamaması sonucu oluşan kist türüdür. Bu durum, salgının bez içinde birikmesine ve kist adı verilen kapalı bir kese oluşturmasına neden olur. Retansiyon kistleri genellikle iyi huyludur, ancak bazı durumlarda enfekte olabilir veya ...


Gliotik odaklar, beyinde meydana gelen küçük hasarların iyileşme sürecinde oluşan izler olarak düşünülebilir. Beyin hücreleri hasar gördüğünde, onların yerini doldurmak ve beyni korumak için glial hücreler devreye girer. ...


Trigeminal nevralji tanısı ve tedavisi için öncelikle bir nöroloji uzmanına başvurmanız gerekmektedir. Nörologlar, sinir sistemi hastalıkları konusunda uzmanlaşmış doktorlardır ve trigeminal nevralji gibi sinir ağrılarıyla ...


Trigeminal nevralji, yüzünüzden beyninize duyu taşıyan trigeminal sinirin etkilenmesi sonucu ortaya çıkan kronik bir ağrı durumudur. Yüzünüzde, özellikle sinirin dallarının geçtiği alın, yanak ve çene bölgelerinde, elektrik çarpması veya bıçak saplanır tarzda ani ve şiddetli ağrı ...


Kornea haritalama (corneal mapping) veya diğer adıyla kornea topografisi, gözün ön yüzeyini kaplayan şeffaf tabaka olan korneanın detaylı bir haritasını çıkarmak için kullanılan bir göz muayene yöntemidir. Bu yöntem, korneanın eğriliklerini, kalınlığını ve yüzey özelliklerini ölçerek gözün kırma ...


Cinsel isteksizlik, karmaşık bir konu olup altında yatan nedenler fiziksel, psikolojik veya her ikisinin bir kombinasyonu olabilir. Bu nedenle, cinsel isteksizlik yaşayan kişilerin başvurabileceği birkaç farklı uzmanlık alanı bulunmaktadır: 1. Üroloji (Erkekler için): E ...


Cildiye (Dermatoloji) bölümü yoksa veya ulaşamıyorsanız, cilt sorunlarınız için aşağıdaki alternatif bölümlere başvurabilirsiniz: Dahiliye (İç Hastalıkları): Cilt sorunlarının bazıları iç organ hastalıklarının belirtisi olabilir. Dahiliye doktoru, genel bi ...


CRP yüksekliği, vücutta iltihaplanma olduğunu gösteren bir belirteçtir. Bu durumun altında yatan nedeni belirlemek ve tedavi etmek için öncelikle bir Dahiliye (İç Hastalıkları) uzmanına başvurmanız önerilir. Dahiliye ...


Boyun fıtığı için başvurabileceğiniz birkaç bölüm bulunmaktadır: Beyin ve Sinir Cerrahisi: Boyun fıtığı tanısı konulduktan sonra, özellikl ...