Sarılık ciddi bir hastalık mıdır?

Sarılık genellikle ciddi bir hastalık değildir, ancak bazı durumlarda ciddi bir sağlık sorununa işaret edebilir. Sarılık, bebeklerde en sık görülen sağlık sorunlarından biridir ve genellikle bebeklerin cilt ve gözlerinde hafif bir sararma ile kendini gösterir.

Sarılık, bebeğin karaciğerinin bilirubin adı verilen bir atık ürününü işleyemediği veya ürettiği kırmızı kan hücrelerinin yıkımı sonucu oluşan bu atık maddenin normal şekilde atılamadığı durumlarda ortaya çıkar. Bu durumda, bilirubin cildin ve gözlerin sarı renk almasına neden olur.

Bebeklerde sarılık genellikle tedavi edilebilir ve tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına yol açma riski düşüktür. Ancak, bazı durumlarda yüksek bilirubin seviyeleri ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle doğumdan sonraki ilk hafta içinde ortaya çıkan veya çok şiddetli olan sarılık durumlarında, yüksek bilirubin seviyeleri beyin hasarına ve diğer ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle, sarılık belirtileri görülen bebeklerin bir doktor tarafından değerlendirilmesi ve gerektiği takdirde tedavi edilmesi önemlidir.

Bunlar da ilginizi çekebilir


Hepatit hastaları nelere dikkat etmeli?

Hepatit, karaciğerin iltihaplanması durumudur. Bu iltihaplanmanın nedeni çoğunlukla viral bir neden olsa da, bazen kullanılan ilaçlar, toksinler veya alkol de hepatit hastalığına neden olabilir. Hepatit hastalarının dikkate etmei gereken hususlar şunlardır; 

  • Hepatit hastaları ihtiyacı olan enerjiyi sağlamak ve doku onarımını hızlandırmak için karbonhidrat ve protein açısından zengin bir diyetle beslenmelidir. Protein doku onarımı, karbonhidrat ise enerji çin gereklidir.
  • Yemeklerde aşırı yağ kullanılmalıdır. Yağın miktarı kadar, kalitesi de önemlidir. Bu yüzden sağlıklı yağlar tercih edilmelidir. Krema, kaymak, mayonez, kızartma, kavurma ve yağlı et tüketilmemelidir. 
  • Vücuttaki zehirli artıkların atılması için günde 3-3.5 lt kadar sıvı tüketilmelidir.
  • Sağlıklı kişilerde bile karaciğerde yağlanmaya neden olan alkolden, hepatit hastalarının uzak durması gerekir.
  • Hepatit, vitaminlerin emiliminde bozukluğa neden olur. Bu yüzden beslenme yeterli ve dengeli olmalıdır.
  • Hepatit iştahsızlığa neden olur. Bu yüzden çinko ve B vitamini açısından zengin gıdalar alınmalıdır. 
  • hepatit hastaları az az ve sık sık beslenmelidir.

Sarılık geçirenler kan bağışında bulunabilir mi?

Sarılık ya da diğer adıyla hepatit geçirenlerin kan bağışında bulunup bulunamayacağı geçirdiği sarılık tipine göre değişir.  Eğer kişi hepatit A  geçirdiyse ve tedavi sürecini tamamladıktan sonra 12 ay geçtiyse kan bağışında bulunabilir. Ancak hepatit B ve hepatit C geçiren bir kişi tedavi olmuş bile olsa artık hiç bir zaman kan bağışında bulunamaz.

Sarılık bebeklerde neden görülür?

Sarılık bebeklerde sık görülen bir durumdur ve birçok farklı nedeni olabilir. Bebeklerde sarılık, vücudun bilirubin adı verilen bir maddenin yeterince hızlı atılamamasından kaynaklanır. Bilirubin, kırmızı kan hücrelerinin parçalanması sırasında oluşur ve normalde karaciğer tarafından işlenir ve idrar yoluyla vücuttan atılır. Ancak, bebeklerin karaciğerleri olgunlaşmadan önce bu işlemi tam olarak yapamayabilirler ve bu nedenle bilirubin seviyeleri yükselebilir.

Bebeklerde sarılık birkaç farklı nedenden kaynaklanabilir. Yenidoğan sarılığı, bebeklerin doğumdan sonraki ilk günlerinde görülen en yaygın sarılık türüdür ve genellikle kısa sürede kendiliğinden geçer. Bazı bebeklerde ise daha ciddi bir sarılık görülebilir, bu durumda doktorlar tedavi için ışık tedavisi gibi yöntemler uygulayabilirler.

Diğer sarılık nedenleri arasında kan grubu uyumsuzluğu, enfeksiyonlar, karaciğer hastalığı, beslenme sorunları ve bazı ilaçlar sayılabilir. Bebeklerde sarılık belirtileri arasında ciltte ve gözlerde sararma, uyuşukluk ve beslenme sorunları bulunur. Eğer bir bebeğin cildinde sararma belirtileri varsa, mutlaka bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Sarılık nasıl teşhis edilir?

Sarılık teşhisi, bebekte ciltte ve gözlerde sararma belirtilerinin görülmesi durumunda yapılır. Ancak, bu belirtilerin görülmesi her zaman sarılık anlamına gelmez. Bu nedenle, doktorlar birkaç farklı test yaparak sarılık teşhisi koyarlar.

Sarılık teşhisi için ilk adım, bebekten bir kan örneği alınmasıdır. Bu örnek, bilirubin seviyesinin ölçülmesi için laboratuvara gönderilir. Bebeğin bilirubin seviyesi, sarılık şiddeti hakkında bilgi verir. Doktorlar, bilirubin seviyesine göre sarılığı hafif, orta veya şiddetli olarak sınıflandırabilirler.

Bilirubin seviyesinin ölçülmesinin yanı sıra, doktorlar bebeğin cildinin rengini ve gözlerinin beyazlığını inceleyerek sarılık teşhisi koyabilirler. Ayrıca, bebeğin kan grubu ve Rh faktörü de incelenir. Eğer bebeğin kan grubu veya Rh faktörü, annenin kan grubu ve Rh faktörü ile uyumsuzsa, bu durumda bebekte sarılık görülme olasılığı daha yüksektir.

Doktorlar, sarılığın altta yatan nedenlerini belirlemek için ek testler de yapabilirler. Bu testler arasında karaciğer fonksiyon testleri, enfeksiyon testleri ve ultrason gibi görüntüleme testleri bulunur. Sarılık teşhisi, bebeklerin sağlığı açısından önemlidir ve sarılık belirtileri görüldüğünde, bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Sarılık belirtileri nelerdir?

Sarılık bebeklerde ciltte ve gözlerde sararma belirtileri ile kendini gösterir. Bu belirtiler, bebeklerin ciltlerinin ve gözlerinin normal renklerinden daha sarı veya turuncu renkte görünmesi ile ortaya çıkar. Sarılık belirtileri genellikle doğumdan sonraki ilk birkaç gün içinde ortaya çıkar ve yaklaşık 1-2 hafta içinde kendiliğinden geçebilir. Ancak, bazı bebeklerde sarılık daha uzun sürebilir ve tedavi gerektirebilir.

Sarılık belirtileri arasında ayrıca şunlar da bulunur:

Bebeklerin derisinde veya gözlerinde sararma
İdrarın renginde koyu renk değişiklikleri
Dışkının renginde açık renk değişiklikleri
Bebeklerin uykulu veya halsiz hissetmeleri
Beslenme problemleri (örneğin, sık sık emmek istememe)
Huzursuzluk veya irritasyon
Eğer bir bebeğin cilt renginde veya gözlerinde sararma belirtileri varsa, mutlaka bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu belirtiler, birçok farklı nedenle ortaya çıkabileceği için, bir doktorun doğru teşhis ve tedaviyi sağlaması önemlidir.

Kronik hepatit b hangi bölüm bakar?

Kronik hepatit b hastalığına gastroenteroloji bölümü bakar. Kronik hepatit B, hepatit B virüsünün (HBV) vücutta 6 aydan uzun süre kalması durumudur. Kronik hepatit B, karaciğerde iltihaplanmaya ve hasara neden olur. Kronik hepatit B, karaciğer kanseri, siroz ve karaciğer yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Kronik hepatit B'nin teşhisi ve tedavisine gastroenteroloji doktoru bakar. Gastroenteroloji doktoru, karaciğer hastalıklarının tanısı ve tedavisi konusunda uzmanlaşmış olan hekimdir. Gastroenteroloji doktoru, kronik hepatit B'nin tanısı için gerekli kan testlerini yapar ve tedavi planını belirler.

Kronik hepatit B'nin tedavisinde, antiviral ilaçlar kullanılır. Antiviral ilaçlar, HBV'nin çoğalmasını durdurarak karaciğer hasarını önlemeye yardımcı olur. Kronik hepatit B tedavisinde kullanılan antiviral ilaçlar, ağızdan alınan tabletler veya enjeksiyon şeklinde olabilir.

Kronik hepatit B belirtileri gösteren kişiler, bir aile hekimine veya dahiliye uzmanına başvurabilir. Aile hekimi veya dahiliye uzmanı, gerekli tetkikleri yaptıktan sonra, hastayı bir hepatologa yönlendirebilir.

Kronik hepatit B'nin önlenmesi için, HBV aşısı yaptırmak önemlidir. HBV aşısı, HBV enfeksiyonunu önlemeye yardımcı olur.

Yeni SSS


Erken boşalma ameliyatı, erken boşalma sorununu tedavi etmek için kullanılan cerrahi işlemlerdir. Erken boşalma, erkeğin cinsel ilişki sırasında kendi steği dışında meydana gelen boşalma durumudur. Bu durum; hem erkek hem de partneri için problem yaratabilir.  E ...


Karaciğerdeki hemanjiomların çoğu tehlikeli değildir. Hemanjiomlar, karaciğerde en sık görülen iyi huylu tümörlerdir. Hemanjiomların çoğu küçük boyuttadır (5 cm'den küçük) ve herhangi bir belirtiye neden olmaz. Bu nedenle, birçok insanın karaciğerinde hemanjiom olduğunu bile bilmez. ...


Pankreas kanseri, karın boşluğunun arka kısmında bulunan bir organ olan pankreasın kanseridir. Pankreas, sindirime yardımcı olan enzimler ve kan şekeri seviyelerini kontrol eden hormonlar üreten bir organdır. Pankreas kanser ...


Evet, diş hekimliği çocuklara bakar. Hatta diş hekimliğinin bir dalı olan pedodonti, çocuk diş hekimliği olarak da bilinir ve 0-15 yaş grubundaki çocukların ağız ve diş sağlığıyla ilgil ...


Çocuk diş hekimleri, 0-15 yaş grubundaki çocukların ağız ve diş sağlığıyla ilgilenir. Bu yaş grubu, bebeklik döneminden ergenliğe kadar uzanan bir süreci kapsar. Çocuğunuzun 15 yaşına girdikten sonra da düzenli olarak diş hekimine gitmesi önemlidir. 15 yaşından sonra, y ...


Çocuklar, ilk dişleri çıktıktan sonra veya en geç 1 yaşına geldiklerinde diş hekimine götürülmelidir. İlk diş muayenesi, diş hekiminin çocuğunuzun dişlerini ve diş etlerini incelemesine ve ağız hijyeni hakkında bilgi vermesine olanak tanır. Çocukların diş hekimi ...


Çocuklar pedodontist veya pediatrik diş hekimi olarak da bilinen çocuk diş hekimlerine gitmelidir. Pedodontistler, bebeklik döneminden ergenliğe kadar çocukların ağız ve diş sağlığı konusunda uzmanlaşmış diş hekimleridir. Çocuk ...


Kalp anjiyosu olan hastaların yorumları, kalp anjiyosu olacak kişilere işlemden öncesi ve sonrası konusunda bir fikir verebilir. Aşağıda, kalp anjiyosu yaptırmış kişilerden bazı örnek yorumlar yer almaktadır; Kalp anjiyosu olan hastaların olumlu yorumları ...


BT anjiyo (anjiyografi), bilgisayarlı tomografi (BT) tarayıcı kullanarak vücudun kan damarlarının ayrıntılı görüntülerini oluşturan bir görüntüleme testidir. BT anjio, vücuttaki kan damarlarının görüntülenmesi için kullanılan bir tıbbi görüntüleme yöntemidir. Bilgisayarlı tomogra ...


Pariyetal kemik, kafatasının üst kısmını oluşturan iki kemikten biridir. Düz, dörtgen şeklinde bir kemiktir. Bu kemiğin alt kısmında beynin parietal lobu bulunur. Yani beynin paryetal lobuna karşılık gelir. Pariyetal kemik, koronal sütür ile frontal kemikle, sagittal sütür ile ka ...


Sanal anjiyo, kalp ve akciğerlerdeki ana atardamarlar ve toplardamarlar dahil olmak üzere vücudun kan damarlarının ayrıntılı görüntülerini oluşturmak için bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) kullanan bir görüntüleme yöntemidir. Sanal anjiyonun avantajla ...


Tüp mide ameliyatı olan hastaların yorumları hastadan hastaya değişebilir. Tüp mide ameliyatı, kilo verme ve obezite ile ilişkili sağlık sorunlarını iyileştirmek için kullanılan bir cerrahi yöntemdir. Ameliyat sonrası hastaların yorumları genellikle olumlu yöndedir. Tü ...


Varis ameliyatı olan hastaların yorumları değişkendir. Her hastanın deneyimi kişiseldir. Bu nedenle, varis ameliyatı hakkında kesin bir bilgi edinmek için doktorunuza danışmanız önemlidir. Varis, bacaklarda bulunan toplardamarların genişlemesi, ...


Varikosel ameliyatı olan hastaların yorumları, kişiye göre değişkenlik gösterir. Varikosel, skrotumdaki (testis torbası) toplardamarların genişlemesidir. Bu toplardamarlar, testislerden oksijensiz kanı taşımaktan sorumludur. Varikosel, bacaklarda görülen varislere benzer. Variko ...


Mide fıtığı, midenin üst kısmının diyafram adı verilen kas tabakasını geçerek göğüs boşluğuna doğru çıkması durumudur. Diyafram, karın boşluğu ile göğüs boşluğunu birbirinde ayıran kas tabakasıdır.  Mide fıtığı nedenleri Mide fıtığı sık görülen bir durumdur. G ...