Douglas boşluğunda sıvı birikmesi neden olur?

Douglas boşluğunda sıvı birikmesi nedenleri çeşitlidir. Douglas boşluğu, rahim ve rektumun arkasında bulunan, karın boşluğunun en alt kısmındaki bir bölgedir. Bu bölgede normalde az miktarda sıvı bulunur. Ancak, bazı durumlarda bu bölgede aşırı sıvı birikmesi olabilir. Bu duruma Douglas boşluğunda sıvı birikmesi veya pelvik asit denir.

Douglas boşluğunda sıvı birikmesine neden olabilecek birçok faktör vardır. En yaygın nedenler şunlardır;

Kadınlarda Douglas boşluğunda sıvı birikmesi nedenleri

  • Adet kanaması: Adet kanaması sırasında, endometrium adı verilen rahim iç zarı dökülür. Bu doku parçaları ve kan, fallop tüpleri aracılığıyla Douglas boşluğuna ulaşabilir. Bu durum, özellikle adet kanaması yoğun olan kadınlarda sıvı birikmesine neden olabilir.
  • Endometriozis: Endometriozis, endometrium dokusunun rahim dışında, fallop tüpleri, yumurtalıklar veya karın zarı gibi diğer organlarda büyümesi anlamına gelir. Bu doku, adet kanaması sırasında kanamaya ve Douglas boşluğunda sıvı birikmesine neden olabilir.
  • Yumurtalık kisti: Yumurtalık kistleri, yumurtalıklarda oluşan sıvı dolu keselerdir. Kist yırtılması veya patlaması durumunda, sıvı Douglas boşluğuna sızabilir.
  • Pelvik inflamatuar hastalık (PID): PID, fallop tüpleri ve yumurtalıkları etkileyen bir enfeksiyondur. Enfeksiyon, tüplerde veya yumurtalıklarda apse oluşmasına ve Douglas boşluğunda sıvı birikmesine neden olabilir.
  • Miyom: Miyomlar, rahim duvarında oluşan iyi huylu tümörlerdir. Miyomlar, rahim boyutunu ve şeklini değiştirerek Douglas boşluğuna baskı yapabilir ve sıvı birikmesine neden olabilir.
  • Rahim kanseri: Rahim kanseri, rahim iç zarında oluşan bir kanser türüdür. Kanser hücreleri, Douglas boşluğuna sıvı sızmasına neden olabilir.

Erkeklerde Douglas boşluğunda sıvı birikmesi nedenleri

  • Prostatit: Prostatit, prostat bezini etkileyen bir iltihaplanmadır. İltihaplanma, prostatın boyutunu artırarak Douglas boşluğuna baskı yapabilir ve sıvı birikmesine neden olabilir.
  • Epididimit: Epididimit, epididim adı verilen ve testislerin arkasında bulunan spermleri depolayan tüplerin iltihaplanmasıdır. İltihaplanma, epididimin boyutunu artırarak Douglas boşluğuna baskı yapabilir ve sıvı birikmesine neden olabilir.
  • Testis kanseri: Testis kanseri, testislerde oluşan bir kanser türüdür. Kanser hücreleri, Douglas boşluğuna sıvı sızmasına neden olabilir.

Douglas boşluğunda sıvı birikmesinin diğer nedenleri

  • Karaciğer hastalıkları: Karaciğer sirozu gibi karaciğer hastalıkları, karın boşluğunda ve Douglas boşluğunda sıvı birikmesine neden olabilir.
  • Kalp yetmezliği: Kalp yetmezliği, kalbin pompalama fonksiyonunun zayıflaması anlamına gelir. Bu durum, karın boşluğunda ve Douglas boşluğunda sıvı birikmesine neden olabilir.
  • Böbrek hastalıkları: Böbrek hastalıkları, vücutta sıvı tutulmasına ve Douglas boşluğunda sıvı birikmesine neden olabilir.
  • Kötü huylu tümörler: Karın boşluğu veya pelvik bölgede bulunan kanserli tümörler, Douglas boşluğuna sıvı sızmasına neden olabilir.

Douglas boşluğunda sıvı birikmesi belirtileri

  • Karın şişliği
  • Karın ağrısı
  • Pelvik ağrı
  • Adet sancısı
  • Mesane dolgunluk hissi
  • Kabızlık
  • İdrar yaparken zorlanma

Douglas boşluğunda sıvı birikmesi tanısı

  • Pelvik muayene
  • Ultrason
  • BT taraması
  • MR taraması

Douglas boşluğunda sıvı birikmesi tedavisi

Douglas boşluğunda sıvı birikmesi tedavisi, altta yatan nedene göre değişir. Enfeksiyonlar antibiyotiklerle, kistler cerrahi olarak tedavi edilebilir. Karaciğer hastalığı veya kalp yetmezliği gibi kronik hastalıkların tedavisi, sıvı birikmesinin kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.

Bazı durumlarda, sıvı birikmesini gidermek için aşağıdaki yöntemler kullanılabilir:

  • Parasentez: Bu işlemde, karın bölgesinden bir iğne ile sıvı çekilir.
  • Diüretikler: Diüretikler, idrar söktürücü ilaçlardır. Bu ilaçlar, vücuttaki fazla sıvının atılmasına yardımcı olur.
  • Laparoskopi: Bu işlemde, karın bölgesine küçük kesiler açılarak kamera ve cerrahi aletler yerleştirilir. Cerrah, kamera yardımıyla sıvı birikmesini giderir.

Douglas boşluğunda sıvı birikmesi tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar

  • Antibiyotikler: Enfeksiyonların tedavisinde kullanılır.
  • Diüretikler: Vücuttaki fazla sıvının atılmasına yardımcı olur.
  • Ağrı kesiciler: Ağrıyı hafifletmek için kullanılır.
  • Anti-enflamatuar ilaçlar: İltihaplanmayı azaltmak için kullanılır.

Douglas boşluğunda sıvı birikmesi tedavisinde kullanılan bazı cerrahi yöntemler

  • Parasentez: Karın bölgesinden bir iğne ile sıvı çekilir.
  • Laparoskopi: Karın bölgesine küçük kesiler açılarak kamera ve cerrahi aletler yerleştirilir. Cerrah, kamera yardımıyla sıvı birikmesini giderir.
  • Laparotomi: Karın bölgesine büyük bir kesi açılarak sıvı birikmesi giderilir.

Sen de kendi sorunu sor

Bunlar da ilginizi çekebilir


Karın ağrısı neden olur?

Karın ağrısının neddenleri, genellikle karın içindeki organların hastalıklarınından kaynaklanır. Ancak karın boşluğunda olmayan akciğer ve kalp gibi organların ağrıları da karın bölgesinde hissedilebilir. Karın ağrısının en sık görülen nedenleri;

  • İshal
  • kabızlık
  • Apandisit
  • Adet sancısı
  • Böbrek taşı
  • Kurşun ve morfin gibi madde zehirlenmeleri 
  • Safra kesesi taşları
  • Crohn hastalığı
  • Laktoz intoleransı
  • İç organ yırtılması

Yemeklerden sonra karın ağrısı neden olur?

Yemeklerden sonra görülen karın ağrısı çeşitli nedenlere bağlı ortaya çıkabilir. Özellikle ağır ve yağlı yemeklerden sonra görülen karın ağrısı safra kesesi taşına bağlı olabilir. Chron hastalığı, çölyak hastalığı da yemeklerden sonra karın ağrısına neden olabilir. Ayrıca bazı kişilerde  gastrokolik refleks çok güçlü ve bartılı olabilir. Gastrokolik refleks, kişinin yemek yemesi sonucu bağırsak hareketlerinin hemen uyarılması anlamına gelir. Yani kişibir şey yer yemez, kalın bağırsaklar harekete geçer, karın ağrısı ve tuvelete gitme ihtiyacı olur.  Aslında gastrokolik refleks bir hastalık değil, doğal bir reflekstir. Bu refleks ve sonuçları her kişide farklı olabilir. Bazı kişiler bu refleksi sık ve yoğun olarak yaşar. Bazı gıdalar ve sindirim bozuklukları, gastrokolik refleksin daha güçlü ve daha yoğun olmasına neden olur. Bunlar;

  • Kaygı ve stresli kişilik yapısı
  • Çölyak hastalığı
  • Crohn hastalığı
  • Yağlı gıdalar
  • Gıda alerjisi
  • Gıda intoleransı
  • Gastrit
  • Huzursuz bağırsak sendromu
  • İnflamatuar bağırsak hastalığı

Karın ağrısı yemeklerden bağımzız olarak da görülebilir.

Çocuklarda karın ağrısı neden olur?

Çocuklarda karın ağrısının bir çok nedeni vardır. Bazen altında ciddi bir sağlık problemi yatabilir. Bu yüzden karın ağrısının ciddiye alınması ve mutlaka doktora başvurulması gerekir. Çocuklarda görülen karın ağrısının muhtemel nedenleri şunlardır;

  • Gastroenterit, kabızlık, ishal, gıda zehirlenmesi, laktoz intoleransı gibi mide ve bağırsaklar ile ilgili sorunlar
  • Hepatit (karaciğer iltihabı)
  • Dalak yırtılması
  • Pankreas iltihabı (pankreatit)
  • Safra yolu iltihabı ve taşları
  • İdrar yolu enfeksiyonu
  • Endometriyoz 
  • Akut adrenal bez yetersizliği
  • Hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü)
  • Anemi (kansızlık)
  • Kurşun zehirlenmesi 
  • Kullanılan bazı ilaçlar
  • Zatürre (pnömoni)
  • Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF)
  • Diabetus Mellitus (Şeker Hastalığı)
  • Yenidoğan koliği 

Bebeklerde karın ağrısı (kolik) neden olur?

Bebeklerde karın ağrısı kolik olarak da bilinir. Kolik ağrısı, sağlıklı normal bebekte, haftada 3 ya da 4 gün görülür. Kendini uzun süreli ağlama krizleri şeklinde belli eder. Kolik ağrıları 3. ya da 4. aydan sonra azalmaya başlar. Bebeklerde görüken bu karın ağrısının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak muhtemel nedenler arasında şunlar bulunmaktadır;

  • Sindirim sisteminin henüz tam olarak gelişimini tamamlamamış olması
  • Bağırsaklarda bulunan yararlı bakterilerin miktarındaki değişiklikler
  • Besin alerjisi
  • Hazımsızlık
  • Aşırı beslenme
  • Az beslenme
  • Gaz çıkaramama
  • Stres

 

Karın ağrısı nedir ve neye bağlı olarak ortaya çıkabilir?

Karın ağrısı, karın bölgesindeki organlar veya yapıların hasar görmesi, enfeksiyon, iltihaplanma veya diğer rahatsızlıklar nedeniyle ortaya çıkan bir semptomdur. Karın bölgesi, göğüs boşluğu ve pelvis arasında yer alan ve karın duvarı, bağırsaklar, karaciğer, safra kesesi, pankreas, dalak, böbrekler ve idrar yolları gibi birçok organ ve yapıyı içerir. Bu nedenle, karın ağrısı birçok farklı nedenle ortaya çıkabilir.

Karın ağrısı, aşırı yemek yeme, gaz birikimi, kabızlık, ishal, adet dönemi, hamilelik veya stres gibi nedenlerden dolayı hafif ve geçici olabilir. Ancak, apandisit, safra kesesi hastalıkları, ülser, inflamatuvar bağırsak hastalıkları, böbrek taşları, karaciğer hastalıkları ve kanser gibi daha ciddi sorunlar da karın ağrısına neden olabilir. Karın ağrısı, şiddetli ve/veya uzun süreli olduğunda mutlaka bir sağlık uzmanına danışılması önerilir.

Karın ağrısı nasıl teşhis edilir ve hangi testler yapılır?

Karın ağrısının teşhis edilmesi, ağrının neden kaynaklandığını belirlemek için bir dizi test ve görüntüleme prosedürü gerektirir. Bu testler, ağrının şiddeti, süresi, yerleşimi ve diğer semptomlar dikkate alınarak belirlenebilir. Bazı yaygın testler ve prosedürler şunları içerir:

Fizik muayene: Doktor, karın bölgesini muayene ederek ağrının yerleşimini, şiddetini ve diğer semptomları belirleyebilir.

Kan testleri: Kan testleri, enfeksiyon, inflamasyon, organ fonksiyonları ve diğer sağlık sorunları hakkında bilgi sağlayabilir.

Görüntüleme testleri: Bilgisayarlı tomografi (BT) taraması, manyetik rezonans görüntüleme (MRG), ultrasonografi (USG) veya röntgen gibi görüntüleme testleri, karın bölgesindeki organları ve yapıları detaylı şekilde görüntüleyebilir.

Endoskopik testler: Endoskopi, gastroskopi ve kolonoskopi gibi prosedürler, mide, bağırsak ve diğer organların iç yüzeylerini incelemek için kullanılabilir.

Diğer testler: İdrar testi, dışkı testi, elektrokardiyografi (EKG) ve solunum fonksiyon testleri gibi diğer testler de ağrının nedenini belirlemeye yardımcı olabilir.

Teşhisin yanı sıra, tedavi yöntemleri de ağrının nedenine bağlı olarak değişir. Tedavi, ağrının şiddeti ve süresi, semptomlar ve diğer faktörlere göre belirlenir. Bu nedenle, karın ağrısından muzdarip olan kişilerin bir sağlık uzmanına danışması önerilir.

Karın ağrısı için hangi ilaçlar kullanılabilir?

Karın ağrısı için kullanılacak ilaçlar, ağrının nedenine bağlı olarak değişebilir. Örneğin, iltihabi bir durum veya enfeksiyon varsa, antibiyotikler reçete edilebilir. Mide asidinde artış veya ülser varsa, antiasitler veya proton pompa inhibitörleri (PPI) kullanılabilir. Ağrı kesiciler de, özellikle hafif ağrılar için kullanılabilir. Ancak, ağrının altında yatan neden teşhis edilmeden önce ağrı kesicilerin uzun süreli kullanımı önerilmez.

Karın ağrısı için hangi ilacın kullanılacağı, ağrının nedenine, kişinin tıbbi geçmişine ve diğer ilaçlarla etkileşimine bağlı olarak hekim tarafından belirlenir. Bu nedenle, herhangi bir ilaç kullanmadan önce, bir doktorla danışmak önemlidir.

Karın ağrısı nasıl rahatlatılabilir?

Karın ağrısı için birkaç yöntem ağrının rahatlamasına yardımcı olabilir:

Sıcak uygulama: Karın ağrısı, kas spazmlarına veya iltihaba bağlıysa, sıcak uygulama ağrının hafifletilmesine yardımcı olabilir. Isı, kan akışını artırarak ağrıya neden olan spazmları rahatlatır.

Soğuk uygulama: Soğuk uygulama, yaralanma veya iltihap nedeniyle oluşan ağrıda faydalı olabilir. Soğuk, kan damarlarını daraltarak iltihaplanma ve şişlikleri azaltabilir.

Ağrı kesiciler: Hafif karın ağrısı için reçetesiz ağrı kesiciler kullanılabilir. Ancak, ağrının altında yatan nedeni bilmek önemlidir. Bu nedenle, ağrı kesicilerin uzun süreli kullanımı önerilmez.

Sıvı tüketimi: Bazı karın ağrıları, vücudun sıvı ihtiyacını karşılamaması nedeniyle ortaya çıkabilir. Bu nedenle, bol miktarda su içmek veya sulu yiyecekler tüketmek faydalı olabilir.

Diyet değişiklikleri: Bazı yiyecekler, özellikle baharatlı, yağlı veya asitli yiyecekler, karın ağrısına neden olabilir. Bu nedenle, diyet değişiklikleri yapmak ağrının hafifletilmesine yardımcı olabilir.

Karın ağrısı belirtileri ciddi ise, hekiminize başvurmak önemlidir.

Karın ağrısı ciddi bir durumun belirtisi olabilir mi?

Evet, karın ağrısı ciddi bir durumun belirtisi olabilir. Karın ağrısı birçok farklı nedenle ortaya çıkabilir ve bazı durumlarda ciddi bir tıbbi sorunun belirtisi olabilir. Örneğin, apandisit, safra kesesi hastalıkları, bağırsak tıkanıklıkları, ülser, bağırsak iltihabı gibi rahatsızlıklar karın ağrısına neden olabilirler. Bazı durumlarda, karın ağrısı hayatı tehdit eden bir durumun belirtisi olabilir, örneğin pankreatit veya aort anevrizması gibi durumlar. Bu nedenle, karın ağrısı ciddiye alınmalı ve bir sağlık uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.

Karın ağrısı ne zaman acil tıbbi müdahale gerektirir?

Karın ağrısı bazı durumlarda acil tıbbi müdahale gerektirir. Bu durumlar şunları içerebilir:

Şiddetli karın ağrısı: Şiddetli ve dayanılmaz karın ağrısı, acil tıbbi müdahale gerektiren bir durumdur.

Kanama: Karın ağrısına kanama, özellikle mide veya bağırsak kanaması eşlik ediyorsa, acil tıbbi müdahale gerektirir.

Kusma: Aşırı kusma, karın ağrısının bir belirtisi olabilir ve özellikle de kanlı veya koyu renkli kusmalar eşlik ediyorsa acil tıbbi müdahale gerektirir.

Yüksek ateş: Yüksek ateş, karın ağrısının bir belirtisi olabilir ve özellikle de enfeksiyon nedeniyle oluşuyorsa acil tıbbi müdahale gerektirir.

Şok: Karın ağrısına şok eşlik ediyorsa, yani kan basıncı düşük ve kalp hızı yavaşsa, acil tıbbi müdahale gereklidir.

Bu belirtilerden biri veya birkaçı varsa, kişi acilen bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

Yeni SSS


Diz protezi ameliyatı yapan doktorlar Ortopedi ve Travmatoloji bölümü doktorlarıdır. Diz protezi ameliyatı, kalça protezi ameliyatına benzer şekilde, diz eklemindeki hasarlı kemik ve kıkırdağın yapay parçalarla değiştirildiği cerrahi bir işlemdir. Bu ameliyat da diz ağrısını azal ...


Kalça protezi ameliyatı yapan doktorlar Ortopedi ve Travmatoloji bölümü doktorlarıdır.  Ortopedi ve Travmatoloji, kas ve iskelet sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisi ile ilgilenen bir tıp dalıdır. Kalça protezi ameliyatı, kalça eklemindeki hasarlı kemik ve kıkırdağın yapay pa ...


Kuduz, memeli hayvanların merkezi sinir sistemini etkileyen viral bir enfeksiyondur. İnsanlar da dahil olmak üzere tüm memeliler bu hastalığa yakalanabilir. Kuduz virüsü, enfekte bir hayvanın salyası (tükürük) ile temas yoluyla bulaşır. Genellikle ısırık yoluyla bulaşsa da, nadiren de olsa açık y ...


Kuduz, memeli hayvanların merkezi sinir sistemini etkileyen viral bir enfeksiyondur. İnsanlar da dahil olmak üzere tüm memeliler bu hastalığa yakalanabilir. Kuduz virüsü, enfekte bir hayvanın salyası (tükürük) ile temas yoluyla bulaşır. Genellikle ısırık yoluyla bulaşsa da, nadiren de olsa açık y ...


Rektum tümörü ya da rektum kanseri, kalın bağırsağın son kısmı olan rektumda gelişen anormal hücre büyümesidir. Bu tümörler iyi huylu (kanserli olmayan) veya kötü huylu (kanserli) olabilir. Kötü huylu rektum tümörleri, rektum kanseri olarak adlandırılır. ...


Uyku apnesi, uyku sırasında solunumun tekrar tekrar durması ve başlamasıyla karakterize edilen ciddi bir uyku bozukluğu durumudur. Bu durum, uyku kalitesini düşürür, gündüz yorgunluğuna neden olur ve tedavi edilmezs ...


Tonsillektomi, bademciklerin cerrahi olarak alınması işlemidir. Genellikle tekrarlayan bademcik enfeksiyonları, uyku apnesi veya bademciklerin aşırı büyümesi gibi durumlarda uygulanır. Tonsillektom ...


Kriptik tonsillit, bademciklerin yüzeyinde bulunan kript adı verilen küçük çukurlarda oluşan bir enfeksiyon türüdür. Bu kriptlerde biriken yiyecek artıkları, ölü hücreler ve bakteriler enfeksiyona neden olabilir. Kriptik tonsillit, genellikle bakteriyel bir enfeksiyon olmakla bir ...


Stres kırığı, kemiğe tekrarlayan yüklenmeler sonucu oluşan küçük çatlaklardır. Genellikle sporcularda veya ani aktivite artışı yaşayan kişilerde görülür. Ayağınızdaki stres kırığı, muhtemelen aşırı kullanım veya yanlış teknikle yapılan bir aktiviteden kaynaklanmıştır. Tedavi, kırığın şi ...


Subklinik hipotiroidi, tiroid bezinin yeterince hormon üretmediği ancak belirtilerin henüz ortaya çıkmadığı veya çok hafif olduğu bir durumdur. Kan testlerinde TSH hormonu yüksek, ancak serbest T4 ve T3 hormonları normal seviyelerdedir. ...


İzmir tüp bebek uygulayan doktorlar genellikle kadın hastalıkları ve doğum doktorlarıdır. Üroloji uzmanları da erkek infertilitesi (kısırlık) tedavisi kapsamında tüp bebek sürecine dahil olabilirler.  ...


HIFU (Yüksek Yoğunluklu Odaklanmış Ultrason), prostat kanserinin ameliyatsız tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde, yüksek enerjili ultrason dalgaları kullanılarak kanserli prostat dokusu hedeflenir ve ısıtılarak yok edilir. HIFU tedavisi üroloji uzmanları tarafından ...


HIFU prostat tedavisi uygulayan doktorlar, üroloji doktorlarıdır. HIFU (yüksek yoğunluklu odaklanmış ultrason) ile prostat tedavisi, prostat kanseri tedavisinde kullanılan minimal invaziv bir yöntemdir. Bu yöntemde, y ...


Su buharı ile prostat ameliyatı yapan doktorlar üroloji doktorlarıdr. Su buharı tedavisi (REZUM), iyi huylu prostat büyümesi tedavisinde kullanılan minimal invaziv bir yöntemdir. Bu ...


Tarlusal, medroksiprogesteron asetat içeren bir ilaçtır. Bu, kadın hormonlarından biri olan progesteronun sentetik bir türevidir.  Genellikle aşağıdaki durumlarda kullanılır; Düzensiz ve anormal rahim kanamalarının tedavisinde kullanılır. Hormonal dengesizlikler veya diğer tıb ...