Felç nasıl tedavi edilir?

Felç tedavisi, felcin tipine (iskemik veya hemorajik) ve belirtilerin şiddetine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Felç tedavisi genellikle acil tıbbi müdahaleyi içerir ve aşağıdaki yöntemleri içerebilir:

İskemik Felç Tedavisi:

Trombolitik Tedavi: İskemik felç durumunda, kan akışını engelleyen pıhtıyı çözebilmek için trombolitik ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlar, pıhtıyı eriterek tıkanmış damarı açmaya yardımcı olabilir. Ancak trombolitik tedavi, belirli bir zaman penceresi içinde uygulanmalıdır ve tedaviye başlama süresi kritiktir.

Mekanik Trombektomi: Bazı durumlarda, özellikle büyük damar tıkanıklıklarında, mekanik trombektomi adı verilen bir prosedür uygulanabilir. Bu işlemde, pıhtıyı çıkarmak veya tıkanmış damarı açmak için bir kateter kullanılır.

Antikoagülanlar ve Antiplateletler: İskemik felç tedavisinde, kan pıhtılaşmasını önlemek için antikoagülanlar (kan sulandırıcılar) veya antiplatelet ilaçlar (kan pıhtılaşmasını engelleyen ilaçlar) kullanılabilir. Bu ilaçlar, tekrarlayan inmeleri önlemeye yardımcı olabilir.

Hemorajik Felç Tedavisi:

Cerrahi Müdahale: Hemorajik felç durumunda, kanama kaynağını durdurmak için cerrahi müdahale gerekebilir. Cerrahi yöntemler arasında anevrizma onarımı, arteriovenöz malformasyon (AVM) tedavisi veya kan birikintilerinin boşaltılması yer alabilir.

Destekleyici Tedavi: Hemorajik felç tedavisinde, kan basıncını kontrol altına almak, beyin ödeminin (şişme) yönetilmesi, solunum desteği sağlanması, sıvı ve elektrolit dengesinin düzeltilmesi gibi destekleyici tedaviler uygulanır.

Rehabilitasyon:
Felç sonrası rehabilitasyon, hastanın hareket yeteneklerini, konuşma ve iletişim becerilerini, günlük aktivitelerini geri kazanmasını hedefler. Fizik terapi, konuşma terapisi, iş terapisi ve diğer rehabilitasyon teknikleri kullanılarak felçli bölgelerin yeniden güçlendirilmesi ve fonksiyonel bağımsızlık sağlanır. Felçli kişinin hayat kalitesini ve bağımsızlığını artırmak için bireysel bir rehabilitasyon programı oluşturulur.

Bunlar da ilginizi çekebilir


İnme neden iner?

Beyni besleyen damarlardaki bir sorun nedniyle, beynin bir kısmına giden kan akımının azalması ya da tamamen kesilmesi sonucu, beyin o bölgesindeki doku oksijensiz kalır ve beslenemez. Bu bölgedeki beyin hücrelerinde kısa sürede ölüm gerçekleşir. Bu duruma inme (felç) denir. İnme (felç), acil bir durumdur ve derhal tedavi edilmesi gerekir. Erken tedavi, beyindeki hasarı azaltır ve felçten kaynaklanan sakatlığın önlenmesine yardımcı olur.

İnme belirtileri nelerdir?

İnme ya da felç nasıl anlaşılır? işte belirtileri; 

  • Vücudun bir yarısınnda ortya çıkan ani uyuşuma, his kaybı ve güçsüzlük.
  • Kol veya bacakta uyuşma ve güçsüzlük.
  • Aniden gelişen kafa karışıklığı, bilinç bulanıklığı.
  • Konuşma ve anlamada güçlük.
  • Gözlerden birinde ya da her iki gözde görmenin kaybolması.
  • Ani ve şiddetli baş ağrısı.
  • Ani yürüme güçlüğü ve dengesizlik. 

İnme nedir?

İnme, beyin dokusuna veya beyin damarlarına bir tıkanıklık veya kanama nedeniyle yeterli oksijen ve besin akışının engellenmesi sonucu ortaya çıkan bir sağlık durumudur. İnme, beyin hücrelerinin hızla hasar görmesine ve ölmesine neden olan bir acil durumdur.

İnme, genellikle üç ana tipe ayrılır:

İskemik İnme: İskemik inme, beyin dokusuna kan akışının bir tıkanıklık nedeniyle engellendiği durumlarda meydana gelir. Bu tıkanıklık genellikle beyin arterlerinde oluşan pıhtı veya emboli (bir başka bölgeden sürüklenen pıhtı) kaynaklıdır. İskemik inme, inmelerin yaklaşık %80-85'ini oluşturur.

Hemorajik İnme: Hemorajik inme, beyin dokusunda bir kanama oluştuğunda meydana gelir. Kanama, bir beyin damarının yırtılması veya anevrizmanın (damar duvarının genişlemesi) patlaması sonucu oluşabilir. Hemorajik inme, inmelerin yaklaşık %15-20'sini oluşturur, ancak genellikle daha ciddi sonuçlara yol açabilir.

TIA (Geçici İskemik Atak): TIA, geçici bir iskemik inme olarak da adlandırılır ve genellikle birkaç dakika ile birkaç saat arasında süren geçici belirtilerle karakterizedir. TIA, beyne geçici bir kan akışı kesintisi nedeniyle oluşur ve genellikle tam bir inmeyi önceden haber verici bir durum olarak kabul edilir.

İnme, ciddi sonuçlara yol açabilen bir durumdur ve hızlı müdahale gerektirir. İnme belirtileri arasında aniden oluşan şiddetli baş ağrısı, yüz, kol veya bacaklarda güçsüzlük veya felç, konuşma bozukluğu, görme kaybı, dengesizlik veya koordinasyon kaybı bulunabilir. Eğer bir inme şüphesi varsa, derhal acil tıbbi yardım alınmalıdır. Erken tanı ve tedavi, inmenin etkilerini azaltabilir ve hayat kurtarabilir.

Felç nedir?

Felç, beyin hasarı veya sinir sistemi bozukluğu nedeniyle vücudun bir tarafının veya belirli kasların kontrolünü kaybetmesi durumudur. Felç, genellikle inme sonucunda ortaya çıkar, ancak bazı diğer nedenlerle de gerçekleşebilir.

İnme kaynaklı felç, iskemik veya hemorajik inme sonucunda meydana gelir. İskemik inme, beyin dokusuna kan akışının tıkanması nedeniyle oluşan bir felç türüdür. Hemorajik inme ise beyin dokusunda bir kanama sonucu oluşan felçtir. İnme, beyindeki belli bir bölgenin hasar görmesiyle vücudun belirli bölgelerinde felç oluşmasına neden olabilir.

Felç, vücudun bir tarafında veya belli bir bölgesinde hareket kaybı, güçsüzlük, hissizlik, denge kaybı ve koordinasyon problemleri gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Ayrıca konuşma bozukluğu, yutma güçlüğü, görme kaybı, baş ağrısı ve baş dönmesi gibi semptomlar da eşlik edebilir.

Felç tedavisi, altında yatan nedenin belirlenmesine ve uygun tedavi planının uygulanmasına bağlıdır. İnme kaynaklı felçlerde, erken müdahale ve rehabilitasyon önemlidir. İlaç tedavileri, fizik tedavi, konuşma terapisi, beslenme desteği ve psikolojik destek gibi yöntemler kullanılabilir. Felç sonucu oluşan hareket veya fonksiyon kaybının iyileşme süreci kişiden kişiye değişir ve rehabilitasyon süreci uzun bir süreç olabilir.

Felç, yaşamı önemli ölçüde etkileyebilen bir durumdur. Destekleyici tedaviler ve rehabilitasyon ile felçli bireyler, yaşam kalitelerini artırabilir, bağımsızlık kazanabilir ve günlük aktivitelerini gerçekleştirebilir hale gelebilirler.

İnmenin belirtileri nelerdir?

İnme, beynin oksijen ve besin almasını engelleyen bir durum olduğundan hızlı müdahale gerektiren ciddi bir acil durumdur. İnme belirtileri, ani olarak ortaya çıkar ve kişiden kişiye farklılık gösterebilir. İnme belirtileri genellikle "F.A.S.T." adı verilen bir yöntemle hatırlanabilir:

Yüzde Asimetri (Face): Bir yana eğikleşen veya düşen bir yüz ifadesi. Bir kişi, bir ağız veya göz kısmı düşük veya asimetrik görünebilir.

Kol Güçsüzlüğü (Arm): Bir kolun veya kolların güçsüzleşmesi veya kontrolünü kaybetmesi. Bir kişi, bir kolunu kaldıramayabilir veya bir kolunu bir yönde tutamayabilir.

Konuşma Bozukluğu (Speech): Anlaşılmaz veya bozuk konuşma, aniden anlaşılır bir şekilde konuşamama veya kelime bulmakta zorlanma. Bir kişi anlaması zor veya tutarsız bir şekilde konuşabilir.

Zamanında Harekete Geçme (Time): Belirtiler ortaya çıktığında acil tıbbi yardım almanın önemi. İnmelerde hızlı hareket etmek hayati önem taşır. Zaman kaybetmeden 112 veya acil servisi arayarak yardım isteyin.

Ayrıca, diğer yaygın inme belirtileri arasında şunlar bulunabilir:

Aniden ortaya çıkan baş ağrısı: Şiddetli ve aniden başlayan bir baş ağrısı.
Aniden oluşan dengesizlik veya koordinasyon kaybı: Yürürken dengesizlik, denge kaybı, baş dönmesi veya koordinasyon problemleri.
Aniden oluşan görme problemleri: Ani görme kaybı, çift görme veya bulanık görme.
Aniden oluşan şiddetli baş dönmesi.
Eğer bu belirtilerden herhangi biri aniden ortaya çıkarsa, derhal acil tıbbi yardım almak önemlidir. İnme tedavisi için zaman çok önemlidir, çünkü erken müdahale inme sonuçlarını azaltabilir ve hayat kurtarabilir.

İnme nasıl tedavi edilir?

İnmenin tedavisi, inme tipine (iskemik veya hemorajik) ve belirtilerin şiddetine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. İnme tedavisinde iki temel hedef vardır: hasarlı beyin dokusunu korumak ve yeniden kan akışını sağlamak.

İskemik İnme Tedavisi:

Acil tedavi: İskemik inme durumunda, erken müdahale hayati önem taşır. Hızlı bir şekilde tedavi edilmeyen iskemik inmeler beyin hasarının artmasına neden olabilir. Tedavi, inmeye yol açan pıhtının eritilmesini veya tıkanmış damarın açılmasını amaçlar. Bu tedavi seçenekleri arasında trombolitik ilaçlar (pıhtı çözücü ilaçlar) veya mekanik pıhtı giderme prosedürleri (mekanik trombektomi) bulunabilir.

Rehabilitasyon: İnme sonrası rehabilitasyon, hastaların hayat kalitesini ve bağımsızlığını artırmak için önemlidir. Fizik tedavi, konuşma terapisi, iş terapisi ve diğer terapötik yöntemlerle felçli bölgenin yeniden güçlendirilmesi, motor becerilerin ve iletişimin iyileştirilmesi amaçlanır.

Hemorajik İnme Tedavisi:

Acil tedavi: Hemorajik inme durumunda, hızlı bir şekilde beyin kanamasının kontrol altına alınması ve basıncın azaltılması önemlidir. Cerrahi müdahale, kanama kaynağının onarılmasını veya kan birikintilerinin boşaltılmasını içerebilir.

Destekleyici tedavi: Kan basıncının kontrol altına alınması, beyin ödeminin (şişme) yönetilmesi, solunum desteği, sıvı ve elektrolit dengesinin düzeltilmesi gibi destekleyici tedaviler uygulanır.

Genel İnme Tedavisi:

İnme tedavisinde erken dönemde hastanede takip ve gözetim önemlidir. Hastaların vital bulguları (tansiyon, nabız, solunum) düzenli olarak izlenir.

İnme sonrası tedavi ve rehabilitasyon süreci uzun vadeli olabilir. Hasta ve aile üyeleri, sağlık ekibinin rehberliği ve desteğiyle yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavisi, rehabilitasyon programları ve takip planları konusunda bilgilendirilir.

Unutmayın ki inme acil bir durumdur ve zaman çok önemlidir. İnme belirtileri fark edildiğinde, derhal acil tıbbi yardım almak önemlidir. Erken müdahale, beyin hasarını azaltabilir ve inme sonuçlarını iyileştirebilir.

İnme sonrası rehabilitasyon süreci nasıl işler?

İnme sonrası rehabilitasyon süreci, inme geçiren kişinin hareket, konuşma, günlük aktiviteler ve yaşam kalitesini iyileştirmeyi hedefler. İnme rehabilitasyonu, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir ve genellikle bir rehabilitasyon ekibi tarafından yürütülür. Bu ekip genellikle fizyoterapistler, konuşma terapistleri, iş terapistleri, beslenme uzmanları ve psikologları içerir.

İnme rehabilitasyonu aşağıdaki alanlarda çalışır:

Fiziksel Rehabilitasyon:
Kas gücü ve dayanıklılığını artırma
Koordinasyon ve denge becerilerini geliştirme
Felçli veya zayıf olan vücut bölümlerinin yeniden hareket kazanmasına yardımcı olma
Yürüme, denge ve hareket yeteneklerini restore etme
Konuşma ve Dil Rehabilitasyonu:
Konuşma bozukluğu olan kişilerin iletişim becerilerini geliştirme
Dil ve konuşma yeteneklerini yeniden kazandırma
Yutma güçlüklerini azaltma
İşlevsel Rehabilitasyon:
Günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirmede bağımsızlığı artırma
Kişinin evde veya işte daha bağımsız olmasına yardımcı olma
Öz bakım becerilerini yeniden öğretme veya geliştirme (giyinme, yemek yeme, banyo alma vb.)
Psikososyal Rehabilitasyon:
İnme sonrası duygusal ve psikolojik sorunlarla başa çıkmayı destekleme
Motivasyonu artırma ve özgüveni yeniden kazanmaya yardımcı olma
Sosyal destek sağlama ve kişinin sosyal etkileşimini teşvik etme
Beslenme Rehabilitasyonu:
Yutma güçlükleri veya beslenme sorunları olan kişilerin beslenme ihtiyaçlarını karşılama
Beslenme danışmanlığı ve uygun diyet planlaması sağlama
Rehabilitasyon süreci, kişinin ihtiyaçlarına ve belirtilerine göre bireyselleştirilir. Tedavi ve rehabilitasyon programları, düzenli takipler ve evde yapılan egzersizlerden oluşabilir. Ayrıca, inme rehabilitasyonunda destekleyici aile ve çevre desteği önemlidir.

Rehabilitasyon süreci, inme sonrası uzun bir süreç olabilir ve kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Sabır, motivasyon ve düzenli çalışma, başarılı bir rehabilitasyon sürecinin anahtarlarıdır.

Felcin nedenleri nelerdir?

Felcin nedenleri çeşitli olabilir ve farklı faktörlerle ilişkilendirilebilir. İşte felç nedenlerinin bazıları:

İskemik İnme: İskemik inme, beyin dokusuna kan akışının tıkanması sonucu oluşan bir felç türüdür. En yaygın nedeni, beyindeki bir damarın pıhtı veya emboli nedeniyle tıkanmasıdır.

Hemorajik İnme: Hemorajik inme, beyin dokusunda bir kanamanın meydana gelmesi sonucu oluşan bir felç türüdür. Kanama, beyin içindeki damarların yırtılması veya anevrizmanın patlaması gibi durumlar sonucu oluşabilir.

Transient İskemik Atak (TIA): TIA, kısa süreli geçici bir iskemik ataktır. Kan akışının geçici olarak kesilmesiyle ortaya çıkar ve genellikle birkaç dakika ile birkaç saat arasında sürer. TIA, bir uyarı işareti olarak kabul edilir ve bir inme riskini gösterebilir.

Arteriyovenöz Malformasyonlar (AVM): AVM, doğuştan gelen anormal damar yapılarıdır. Bu anormal damarlar, beyin içinde oluşan arter ve venler arasında anormal bir bağlantıya sahiptir ve zamanla zayıflayarak kanama riskini artırabilir.

Tromboz ve Emboli: Tromboz, bir damarda oluşan pıhtılaşmadır ve kan akışını engelleyebilir. Emboli ise başka bir yerden kopan bir pıhtı veya plak parçasıdır ve kan akışıyla beyine taşınarak tıkanıklığa neden olabilir.

Ateroskleroz: Ateroskleroz, arter duvarlarında plak birikimi ve daralmasıyla karakterize bir durumdur. Beyin arterlerindeki daralma veya tıkanma, beyne giden kan akışını azaltabilir ve felce neden olabilir.

Kan Hastalıkları: Bazı kan hastalıkları, kan pıhtılaşma sistemindeki anormallikler nedeniyle felç riskini artırabilir. Örneğin, atriyal fibrilasyon gibi kalp ritim bozuklukları, pıhtı oluşumunu teşvik edebilir.

Hipertansiyon: Yüksek kan basıncı, damarlarda zayıflık ve hasara neden olarak felç riskini artırabilir. Hipertansiyon, beyin damarlarında plak birikimi ve tıkanıklıklara yol açabilir.

Diğer faktörler arasında diyabet, obezite, sigara içmek, aşırı alkol tüketimi, bazı ilaçların yan etkileri ve kalp hastalıkları da felç riskini artırabilir.

Felç sonrası rehabilitasyon süreci nasıl işler?

Felç sonrası rehabilitasyon süreci, kişinin felçli bölgelerin fonksiyonunu geri kazanmasını, günlük aktivitelerini yerine getirmesini ve bağımsızlığını artırmasını hedefler. İşte felç sonrası rehabilitasyon sürecinin temel adımları:

Değerlendirme: İlk olarak, bir rehabilitasyon ekibi (fizyoterapist, konuşma terapisti, iş terapisti vb.) tarafından kişinin durumu ve ihtiyaçları değerlendirilir. Bireysel bir rehabilitasyon planı oluşturulur.

Fiziksel Rehabilitasyon: Fizyoterapist, felçli bölgedeki kas gücünü, hareket aralığını ve koordinasyonu artırmak için egzersizler ve hareketler kullanır. Özel egzersiz programları ve fizik tedavi yöntemleri uygulanarak felçli ekstremitelerin hareketliliği ve gücü geri kazanılır.

Konuşma ve Dil Rehabilitasyonu: Konuşma terapisti, felç sonucu oluşan konuşma bozuklukları veya yutma güçlükleriyle çalışır. Dil ve konuşma egzersizleri, ses çıkarma, konuşma hızı ve doğru yutma teknikleri üzerinde çalışılır.

İşlevsel Rehabilitasyon: İş terapisti, günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirmede bağımsızlığı artırmaya odaklanır. Bu, öz bakım becerilerinin (giyinme, yemek yeme, banyo alma vb.) yeniden öğrenilmesi veya geliştirilmesi anlamına gelebilir. İş terapisti, kişinin evde veya işte daha bağımsız olabilmesi için uygun stratejiler ve araçlar sağlar.

Psikososyal Destek: Felç sonrası rehabilitasyon, duygusal ve psikolojik iyilik halini desteklemeyi de içerir. Psikolog veya danışman, kişinin motivasyonunu artırır, stresle başa çıkma becerilerini geliştirir ve yaşam kalitesini iyileştirmeye yardımcı olur. Ayrıca, destek grupları ve sosyal etkileşim sağlama da önemlidir.

Evde Egzersizler: Felç sonrası rehabilitasyon sürecinde, hastaya evde yapması için özel olarak tasarlanmış egzersizler ve aktiviteler verilir. Bu egzersizlerin düzenli olarak yapılması, rehabilitasyonun etkinliğini artırır.

Rehabilitasyon süreci, bireysel ihtiyaçlara ve ilerlemeye bağlı olarak farklılık gösterebilir. Tedavi ve rehabilitasyon programları düzenli takipler ve ilerlemeyi değerlendirmek için sık sık gözden geçirilir.

İnme ve felç riskini azaltmak için neler yapılabilir?

İnme ve felç riskini azaltmak için aşağıdaki önlemleri alabilirsiniz:

Sağlıklı Bir Yaşam Tarzı Sürdürmek: Dengeli bir beslenme planı izlemek, düzenli olarak egzersiz yapmak, sigara içmemek ve alkol tüketimini sınırlamak gibi sağlıklı yaşam alışkanlıkları benimsemek önemlidir. Sağlıklı bir yaşam tarzı, kolesterol düzeyini kontrol etmeye, kan basıncını düzenlemeye ve genel sağlığı korumaya yardımcı olur.

Hipertansiyonu Kontrol Altında Tutmak: Yüksek kan basıncı (hipertansiyon), felç riskini artıran bir faktördür. Düzenli olarak kan basıncınızı ölçtürmek ve hipertansiyon varsa tıbbi tavsiyelere uygun olarak tedavi etmek önemlidir.

Kolesterol Düzeylerini İzlemek: Yüksek kolesterol düzeyleri, damar sertliği ve tıkanıklığına yol açarak inme riskini artırır. Sağlıklı bir beslenme planı ve düzenli egzersiz yapmak, kolesterol düzeylerini kontrol etmeye yardımcı olabilir. Gerekirse, doktorunuz tarafından reçete edilen ilaçları kullanmak da gerekebilir.

Diyabeti Yönetmek: Diyabet, inme riskini artıran bir faktördür. Kan şekerini düzenlemek için sağlıklı bir diyet, düzenli egzersiz ve gerekirse ilaç kullanımı önemlidir.

Fiziksel Aktivite: Düzenli olarak egzersiz yapmak, kan basıncını düşürmeye, kolesterol düzeylerini kontrol etmeye, kilo vermeye ve genel sağlığı iyileştirmeye yardımcı olur. Haftada en az 150 dakika orta düzeyde aerobik aktivite yapmak, inme ve felç riskini azaltmada etkilidir.

Stres Yönetimi: Kronik stres, inme riskini artırabilir. Stres yönetimi teknikleri, rahatlama egzersizleri, meditasyon veya terapi gibi yöntemler kullanarak stresi azaltmak önemlidir.

Alkol Tüketimini Sınırlamak: Aşırı alkol tüketimi, yüksek kan basıncına, karaciğer hastalığına ve felç riskine neden olabilir. Sağlık açısından önerilen alkol tüketim sınırlarını aşmamak önemlidir.

Sigara İçmemek: Sigara içmek, damarlarınızı daraltarak kan akışını engelleyebilir ve inme riskini artırabilir. Sigara içiyorsanız, bırakmak en önemli adımlardan biridir.

Yeni SSS


Lenf nodu veya lenf bezi, bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olan küçük, fasulye veya oval şekilli yapılardır. Vücudun çeşitli bölgelerinde, özellikle boyun, koltuk altı, kasık ve karın bölgesinde kümeler halinde bulunurlar. Lenf nodlarının temel ...


Pannikülit, deri altındaki yağ dokusunun iltihaplanması anlamına gelir. Çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir ve farklı tipleri vardır. Genellikle ciltte kırmızı, hassas nodüller şeklinde kendini gösterir. Bazı durumlarda ateş, halsizlik ve eklem ağrıları gibi sistemik belirtiler d ...


Kızlık zarı (hymen), vajina girişinde bulunan ince ve esnek bir dokudur. Genellikle vajina açıklığını kısmen kapatır ve ortasında adet kanının akmasına izin veren bir veya daha fazla delik bulunur. Kızlık zarı hakkında bazı önemli bilgiler; Yap ...


Hayır, üroloji ve nefroloji aynı değildir. Her ikisi de böbreklerle ilgili olsa da farklı uzmanlık alanlarıdır. Nefroloji: Odak noktası: Böbreklerin iç yapısı ve işlevleri. İlgilendiği hastalıklar: Böbrek ye ...


Nefroloji, böbreklerin sağlığı ve hastalıkları ile ilgilenen bir tıp dalıdır. Böbrekler, vücudumuzun atık ürünlerini filtrelemek, kan basıncını düzenlemek, elektrolit dengesini sağlamak ve kırmızı kan hücresi üretimini uyarmak gibi hayati fonksiyonlara sahiptir. Nefroloji, böbrek ...


ANA (Anti-Nükleer Antikor) testi, vücudun kendi hücrelerine karşı ürettiği antikorları tespit etmek için yapılan bir kan testidir. Bu antikorların varlığı, bağışıklık sisteminin yanlışlıkla kendi dokularına saldırdığı ...


Ekimoz, halk arasında morluk, çürük veya ezik olarak da bilinen, cilt altında kılcal damarların hasar görmesi sonucu kanın sızması ve ciltte renk değişikliği oluşması durumudur. Ekimoz (morluk), cilt altında kılcal damarların hasar görmesi sonucu oluşan kan sızıntısıdır. Travma, ...


Vücutta morarma, tıp dilinde "ekimoz" olarak adlandırılan, cilt altında kılcal damarların hasar görmesi sonucu kanın sızması ve ciltte renk değişikliği oluşması durumudur. Morarmalar genellikle mavi, mor, yeşil veya sarımsı renkte olabilir ve zamanla renkleri değişebilir. ...


Osteom, kemik dokusundan oluşan iyi huylu bir tümördür. Genellikle yavaş büyür ve çoğunlukla kafatası, yüz kemikleri, uzun kemikler ve omurgada görülür. Çoğu osteom belirti vermez, ancak büyüdükçe ağrıya, şişliğe veya etrafındaki dokulara baskı yaparak fonksiyon bozukluğuna neden ...


PRP (Platelet Rich Plasma) yani "Trombositten Zengin Plazma" tedavisi, kişinin kendi kanından elde edilen ve iyileştirici faktörler açısından zenginleştirilmiş plazmanın, hasarlı veya dejeneratif dokuya enjekte edilmesiyle yapılan bir tedavi yöntemidir. Nasıl Uy ...


Baker kisti (popliteal kist), diz arkasında oluşan sıvı dolu bir kesedir. Genellikle diz eklemiyle ilgili bir problemden kaynaklanır, örneğin menisküs yırtığı, kireçlenme veya romatoid artrit. Belirtileri: Diz arkasında şişlik ...


Diz eklem aralığında minimal sıvı artışı, diz ekleminin içinde normalden biraz daha fazla sıvı birikmesi anlamına gelir. Bu durum genellikle eklem zarının (sinovium) iltihaplanması veya tahriş olması sonucu ortaya çıkar. Nedenleri: ...


Medial menisküs arka boynuzunda grade 2 dejenerasyon, dizin iç kısmında bulunan kıkırdak yapının (menisküs) arka kısmında oluşan aşınma ve yıpranmayı ifade eder. Bu durum genellikle yaşlanma, aşırı kullanım veya yaralanma sonucu ortaya çıkar. Grade 2 dejenerasyon, hafif ...


Mutasyonel falsetto (puberfoni), ergenlik döneminde erkeklerin seslerinin kalınlaşması gereken dönemde, sesin ince kalmaya devam etmesi durumudur. Yani, ses değişimi tamamlanmamış ve yetişkin bir erkeğe göre daha tiz bir ses kullanılmaktadır. Nedenleri: ...


Papilödem, göz sinirinin başlangıç noktasında, yani optik diskte şişlik olması durumudur. Optik sinir, gözden beyne görsel bilgileri taşıyan önemli bir sinirdir. Papilödem genellikle kafa içi basıncının artması sonucu ortaya çıkar. Papilödem Belirtileri: ...