İyi kolesterol hangisi?

HDL (yüksek yoğunluklu lipoprotein) kolesterol, halk arasında iyi kolesterol olarak bilinir.  Nedeni, dokulardaki ve damarlardaki kolesterol, HDL tarafından karaciğere taşınarak kolesterol miktarı azaltılır. HDL, fazla kolesterolü kandan uzaklaştırdığından dolayı iyi kolesterol olarak bilinir.

Bunlar da ilginizi çekebilir


Yüksek kolesterol tehlikeli mi?

Kolesterol, vücuttaki tüm hücrelerde, hücre duvarında bulunan bir maddedir. Karaciğerde üretilir. Kolesterol iyi ve kötü kolesterol olarak iki türlüdür. Kötü kolesterol (LDL) yüksekliği özellikle kalp ve damar hastalıkları açısından bir risk faktörüdür. İyi kolesterolün (HDL) düşük olması da yine bir risk faktörüdür. Risk faktörü taşıyan hastalşarda kalp krizi, felç ve damar tıkanıklığı gibi durumların ortaya çıkmasu daha sık görülür. 

Kolesterol için yenmemesi gerekenler nelerdir?

Aşağıdaki gıdalar, kolesterol yüksekliğine neden olduğu için yenmemesi gereken gıdalardır;

  • Tereyağı ve margarin gibi katı yağlar 
  • Patates kızartması ve fastfood gibi yağ açısından zengin besinler.
  • Süt, peynir ve yoğurt gibi süt ürünlerinin tam yağlı olanları
  • Yağ içeriği yüksek olduğu için kaşar peyniri
  • Paketli ürünler 
  • Kuyruk yağı
  • Sebze ve et yemeklerinin yağlı ise suyu tüketilmemeli
  • Et, tavuk, balık gibi besinler kızartılarak değil haşlama, buğulama veya fırında pişirilerek yenmeli. 

Kolesterol yüksekliğine neden olan besinler hangileridir?

Kolesterol yüksekliğine neden olan, kan kolesterol seviyesini yükselten besinler şunlardır; 

  • Tereyağı
  • Margarin
  • Kuyruk yağı
  • İç yağı
  • Hindistancevizi yağı
  • Palmiye yağı
  • Tam yağlı süt, peynir, yoğurt, krema, krem şanti ve süt tozu
  • Yağda kızartılmış olarak tüketilen et, tavuk, balık
  • Pizza ve hamburger gibi fastfood ürünleri
  • Hazır salata sosları
  • Mayonez
  • Sakatat
  • Sosis, salam, sucuk gibi şarküteri ürünleri
  • Poğaça
  • Açma
  • Börek
  • Kek
  • Kruvasan 

Kötü kolesterol hangisi?

Kötü kolesterol olarak bilinen kolesterol türü LDL (düşük yoğunluklu lipoprotein) kolesteroldür. Kötü kolsrerol, iyi kolesretol olan HDL'in tersine, dokulardaki kolesterolü ihtiyaç duyulan bölgelere taşır.

Yumurta kolesterolü yükseltir mi?

Yumurta sarısı yüksek miktarda kolesterol içerir. Aşırı miktarda yumurta yenmesi kan kolesterol seviyesini yükseltir.  Kolesterol değeri yüksek olan, özellikle de bypass ameliyatı geçirmiş veya stent takılmış kalp damar hastalarının her gün bir yumurta yemesi doğru değildir..

Yumurta beyazı kolesterolü yükseltir mi?

Yumurta beyazı kolesterol içermez. Yumurtanın sarısı kolesterol açısından zengindir. Bu yüzden yumurtanın sadece bezazını yemek kan kolesterol seviyesini yükseltmez. 

Kolesterol belirtileri nelerdir?

Kan kolesterol seviyesinde yüksekliğe bağlı ortaya çıkan belirtiler şunlardır;

  • Göz kapağında sarı renkli yağ bezeleri
  • Baş dönmesi
  • Göğüs ağrısı
  • Halsizlik
  • Yorgunluk
  • Bacaklarda ağrı ve uyuşma
  • Cilt renginde solukluk
  • Geç iyileşen yaralar
  • Nefes darlığı
  • Cilt altında yağ birikmesi
  • Ciltte lekeler
  • Vücutta morarmalar

Kolesterol normalde kaç olmalı?

Kan kolesterol düzeyinin normal sınırların üzerinde olması, kalp hastalıkları ve damar hastalıkları açısından risk oluşturur. Normal kolesterol değerleri şu şekilde olmalı;

Total kolesterol 200 mg/dL'nin altında,

 LDL düzeyi 130 mg/dL'nin altında, 

Trigliserid düzeyi 150 mg/dL'nin altında

HDL düzeyi kadınlarda 40 mg/dL, erkeklerde ise 50 mg/dL'nin üzerinde olmalı..

Sağlıklı beslenen kişilerde trigliserid neden yüksek olur?

Kan trigliserid düzeyi bazen tamamen sağlıklı beslenen ve spor yapan kişilerde de yüksek olabilir. Bu durumun nedenleri şunlardır; 

  • Genetik faktörler: Kan trigliserid seviyeleri, sadece beslenme değil aynı zamanda kişinin genetik yapısından da etkilenebilir. Bazı kişilerde, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz yapmalarına rağmen trigliserid seviyeleri yüksek olabilir.
  • Kullanılan bazı ilaçlar: Kişinin kullanmış olduğu bazı ilaçlar, trigliserid seviyelerini yükseltebilir. Bu ilaçlar arasında kortikosteroidler, bazı antibiyotikler ve bazı antidepresanlar bulunur.
  • Hormonal bozukluklar: Bazı hormonal bozukluklar, trigliserid seviyelerini yükseltebilir. Bu bozukluklar arasında hipotiroidizm, Cushing sendromu ve polikistik over sendromu (PKOS) bulunur.
  • Aşırı kilo: Kilo fazlalığı, trigliserid seviyelerini yükseltebilir.
  • Alkol tüketimi: Aşırı alkol tüketimi, trigliserid seviyelerini yükseltebilir.

Sağlıklı beslenen ancak kan trigliserid yüksekliği olan kişilerde, aşağıdaki durumlar söz konusu olabilir;

  • Ailede trigliserid yüksekliği öyküsü varsa
  • Obezite veya kilo fazlalığı varsa
  • Aktif bir yaşam tarzı olmaması
  • Alkol kullanıyorsa

Kan trigliserid yüksekliği, aşağıdaki belirtilere neden olabilir;

  • Göğüs ağrısı
  • Baş ağrısı
  • Yorgunluk
  • Karaciğerde büyüme
  • Pankreas iltihabı

Trigliserid yüksekliği, kalp hastalığı, felç ve pankreas iltihabı gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle, trigliserid seviyeleri yüksek olan kişilerin, doktorlarına danışarak gerekli tedaviyi almaları önemlidir.

Trigliserid seviyelerini düşürmek için yapılabilecekler şunlardır;

  • Sağlıklı beslenme: Sağlıklı beslenme, trigliserid seviyelerini düşürmenin en önemli yoludur. Sağlıklı bir beslenme planı, taze meyve ve sebzeler, tam tahıllar, yağsız proteinler ve sağlıklı yağlardan oluşur.
  • Düzenli egzersiz: Düzenli egzersiz, trigliserid seviyelerini düşürmeye yardımcı olur. Haftada en az 150 dakika orta düzeyde aerobik aktivite veya 75 dakika yüksek düzeyde aerobik aktivite yapılması önerilir.
  • Sağlıklı kiloyu korumak: Kilo fazlalığı, trigliserid seviyelerini yükseltir. Sağlıklı kiloyu korumak için, kalori alımını azaltmak ve egzersiz yapmak gerekir.
  • Alkol tüketimini sınırlamak: Alkol tüketimi, trigliserid seviyelerini yükseltir. Alkol tüketimini günde 1-2 kadeh ile sınırlamak gerekir.

Sağlıklı beslenen kişilerde trigliserid yüksekliği, yukarıdaki önlemler alınarak kontrol altına alınabilir. 

HDL kolesterol ne demek?

HDL kolesterol veya yüksek yoğunluklu lipoprotein halk arasında "iyi kolesterol" olarak da bilinir. Kandaki kolesterolü karaciğere taşıyan bir lipoproteindir. Karaciğer, kolesterolü metabolize ederek vücuttan atar.

HDL kolesterol, kalp ve damar hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olur. HDL kolesterol, kandaki fazla kolesterolü karaciğere taşıyarak, kan damarlarında kolesterol birikmesini önler. Bu, kalp hastalığı, felç ve diğer kardiyovasküler hastalık riskini azaltmaya yardımcı olur.

HDL kolesterol seviyeleri, kişinin yaşam tarzı ve genetik faktörleri tarafından etkilenebilir. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve sağlıklı kilo, HDL kolesterol seviyelerini artırmaya yardımcı olabilir.

HDL kolesterol seviyeleri, kanda ölçülür. HDL kolesterol seviyeleri 40 mg/dL'nin altındaysa, düşük kabul edilir. 40-60 mg/dL arasındaysa, normal kabul edilir. 60 mg/dL'nin üzerindeyse, yüksek kabul edilir.

HDL kolesterol seviyelerini yükseltmek için şunlar tavsiye edilir; 

  • Sağlıklı beslenme: Sağlıklı beslenme, HDL kolesterol seviyelerini artırmanın en önemli yoludur. Sağlıklı bir beslenme planı, taze meyve ve sebzeler, tam tahıllar, yağsız proteinler ve sağlıklı yağlardan oluşur.
  • Düzenli egzersiz: Düzenli egzersiz, HDL kolesterol seviyelerini artırmaya yardımcı olur. Haftada en az 150 dakika orta düzeyde aerobik aktivite veya 75 dakika yüksek düzeyde aerobik aktivite yapılması önerilir.
  • Sağlıklı kiloyu korumak: Kilo fazlalığı, HDL kolesterol seviyelerini düşürür. Sağlıklı kiloyu korumak için, kalori alımını azaltmak ve egzersiz yapmak gerekir.
  • Sigara içmemek: Sigara içmek, HDL kolesterol seviyelerini düşürür.
  • Alkol tüketimini sınırlamak: Aşırı alkol tüketimi, HDL kolesterol seviyelerini düşürür. Alkol tüketimini günde 1-2 kadeh ile sınırlamak gerekir.

HDL kolesterol seviyelerini yükseltmek için, yukarıdaki tavsiyelere uyulması önerilir.

Yeni SSS


Lenf nodu veya lenf bezi, bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olan küçük, fasulye veya oval şekilli yapılardır. Vücudun çeşitli bölgelerinde, özellikle boyun, koltuk altı, kasık ve karın bölgesinde kümeler halinde bulunurlar. Lenf nodlarının temel ...


Pannikülit, deri altındaki yağ dokusunun iltihaplanması anlamına gelir. Çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir ve farklı tipleri vardır. Genellikle ciltte kırmızı, hassas nodüller şeklinde kendini gösterir. Bazı durumlarda ateş, halsizlik ve eklem ağrıları gibi sistemik belirtiler d ...


Kızlık zarı (hymen), vajina girişinde bulunan ince ve esnek bir dokudur. Genellikle vajina açıklığını kısmen kapatır ve ortasında adet kanının akmasına izin veren bir veya daha fazla delik bulunur. Kızlık zarı hakkında bazı önemli bilgiler; Yap ...


Hayır, üroloji ve nefroloji aynı değildir. Her ikisi de böbreklerle ilgili olsa da farklı uzmanlık alanlarıdır. Nefroloji: Odak noktası: Böbreklerin iç yapısı ve işlevleri. İlgilendiği hastalıklar: Böbrek ye ...


Nefroloji, böbreklerin sağlığı ve hastalıkları ile ilgilenen bir tıp dalıdır. Böbrekler, vücudumuzun atık ürünlerini filtrelemek, kan basıncını düzenlemek, elektrolit dengesini sağlamak ve kırmızı kan hücresi üretimini uyarmak gibi hayati fonksiyonlara sahiptir. Nefroloji, böbrek ...


ANA (Anti-Nükleer Antikor) testi, vücudun kendi hücrelerine karşı ürettiği antikorları tespit etmek için yapılan bir kan testidir. Bu antikorların varlığı, bağışıklık sisteminin yanlışlıkla kendi dokularına saldırdığı ...


Ekimoz, halk arasında morluk, çürük veya ezik olarak da bilinen, cilt altında kılcal damarların hasar görmesi sonucu kanın sızması ve ciltte renk değişikliği oluşması durumudur. Ekimoz (morluk), cilt altında kılcal damarların hasar görmesi sonucu oluşan kan sızıntısıdır. Travma, ...


Vücutta morarma, tıp dilinde "ekimoz" olarak adlandırılan, cilt altında kılcal damarların hasar görmesi sonucu kanın sızması ve ciltte renk değişikliği oluşması durumudur. Morarmalar genellikle mavi, mor, yeşil veya sarımsı renkte olabilir ve zamanla renkleri değişebilir. ...


Osteom, kemik dokusundan oluşan iyi huylu bir tümördür. Genellikle yavaş büyür ve çoğunlukla kafatası, yüz kemikleri, uzun kemikler ve omurgada görülür. Çoğu osteom belirti vermez, ancak büyüdükçe ağrıya, şişliğe veya etrafındaki dokulara baskı yaparak fonksiyon bozukluğuna neden ...


PRP (Platelet Rich Plasma) yani "Trombositten Zengin Plazma" tedavisi, kişinin kendi kanından elde edilen ve iyileştirici faktörler açısından zenginleştirilmiş plazmanın, hasarlı veya dejeneratif dokuya enjekte edilmesiyle yapılan bir tedavi yöntemidir. Nasıl Uy ...


Baker kisti (popliteal kist), diz arkasında oluşan sıvı dolu bir kesedir. Genellikle diz eklemiyle ilgili bir problemden kaynaklanır, örneğin menisküs yırtığı, kireçlenme veya romatoid artrit. Belirtileri: Diz arkasında şişlik ...


Diz eklem aralığında minimal sıvı artışı, diz ekleminin içinde normalden biraz daha fazla sıvı birikmesi anlamına gelir. Bu durum genellikle eklem zarının (sinovium) iltihaplanması veya tahriş olması sonucu ortaya çıkar. Nedenleri: ...


Medial menisküs arka boynuzunda grade 2 dejenerasyon, dizin iç kısmında bulunan kıkırdak yapının (menisküs) arka kısmında oluşan aşınma ve yıpranmayı ifade eder. Bu durum genellikle yaşlanma, aşırı kullanım veya yaralanma sonucu ortaya çıkar. Grade 2 dejenerasyon, hafif ...


Mutasyonel falsetto (puberfoni), ergenlik döneminde erkeklerin seslerinin kalınlaşması gereken dönemde, sesin ince kalmaya devam etmesi durumudur. Yani, ses değişimi tamamlanmamış ve yetişkin bir erkeğe göre daha tiz bir ses kullanılmaktadır. Nedenleri: ...


Papilödem, göz sinirinin başlangıç noktasında, yani optik diskte şişlik olması durumudur. Optik sinir, gözden beyne görsel bilgileri taşıyan önemli bir sinirdir. Papilödem genellikle kafa içi basıncının artması sonucu ortaya çıkar. Papilödem Belirtileri: ...